Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Deştin Mahallesi ile Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi’nin ortak sınırı olan Tekağaç mevkisinde kurulmak istenen “Entegre Çimento Fabrikası” projesine karşı köylülerin 33 yıllık mücadelesi devam ediyor. Mahkeme tarafından iki defa iptal edilen; ancak 2009/7 Genelgesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 3 Temmuz 2025’te 3. defa “Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED)” olumlu kararı verdiği projeye karşı Muğla Büyükşehir Belediyesi, 12 STK ve 43 yurttaşın açtığı davada yapılan bilirkişi keşfine suç duyurusunda bulunuldu. Geçen ay bilirkişi raporuna itiraz eden Muğla Büyükşehir Belediyesi, yurttaşlarla Muğla Adliyesi’nde suç duyurusunda da bulundu.
“NE OLDU DA RAPOR DEĞİŞTİ!” Adliye önünde açıklama yapan Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy, “Bir keşif heyeti orada bir keşif yaptı ama bu bilirkişiler biraz işini bilir bir noktada hareket ediyor herhalde” dedi. Önceki keşiflerde, dokuz kişilik bilirkişi heyetinin “Burada mümkün değil, buradaki bu kirletici tesis yapılamaz” dediğini söyleyen Özsoy, “Oradaki yeraltı suları mı kayboldu gitti, oradaki zeytinlikler mi kayboldu gitti? orada her ne olduysa bir anda hepsi birden ‘bu yapılabilirmiş’ dedi” Daha önce yapılan iki bilirkişi keşfine dikkat çeken Özsoy, “‘Burada yeraltı suları var. Bu yeraltı suları, Bahçeyaka kuyularına gidiyor ve bütün Muğla’yı ve Yatağan’ı besliyor.
Buradan temiz içme suyu elde ediyorlar. Buraya bu tesis yapılırsa bu yeraltı suları kaybolur, kirlenir. Zaten susuzluğumuz var, iyice bu susuzluğun üstüne de susuzluk katarız’ demişlerdi daha önceki keşif heyeti.
Daha önceki keşif heyeti demişti ki; ‘Burada 16 tanesi tescilli olmak üzere yüzlerce zeytinlik var. Bu bacadan çıkan gazlar, dumanlar bu zeytinlikleri kirletir, bu zeytinliklerin verimini düşürür, buradaki halkın çıkarına terstir’ demişti. Arıcılar var orada, bir sürü basra böcekleri var, çam balı.
Biliyorsunuz her yer yandı, nadir kalan bal ormanlarından biri orada. Bu yeni bilirkişi heyeti ne hikmetse bunların hiçbirini göresi gelmemiş ve gelip dokuzu birden; ‘Evet ya burası ne kadar uygun, çok uygun, tam da buraya yapılması lazım bu fabrika’ demişler. Bir okusanız raporu, ne kadar güzellemişler, ‘muhteşem bir şey bu fabrika, burada yapılması muhteşem bir şey’ diye böyle bir rapor çıkarmışlar maalesef” diye konuştu.
“20 GÜNDE KOYMUŞLAR BU RAPORU ONLARIN ÖNÜNE” Bir önceki bilirkişi heyetinin 60 gün boyunca raporu hazırlamaya çalıştığını ve yetiştiremedikleri için mahkemeden 30 gün daha ek süre istediklerini dile getiren Özsoy, “Toplamda 90 günde zorla çıkarabilmişlerdi bu raporu ama bu keşif heyeti, adeta ellerine hazır gitmiş gibi 20 günde hemen ‘Tamam, rapor hazır, güzellemelerimiz hazır’ demişler, 20 günde koymuşlar bu raporu onların önüne. Şimdi biz bu keşifte bir problem olduğunun, bir sakatlık olduğunun farkındayız. Orada bir şeyler döndüğünün farkındayız ve bu hususta da suç duyurusunda bulunduk keşif heyetiyle ilgili.
Tarafsız insanlar tarafından tekrar bakılmasını talep edeceğiz ve bu keşfin tekrarlanmasını isteyeceğiz çünkü akıl var, mantık var; iki kere ‘olmaz’ diyen dokuzda dokuz, şimdi ‘olur’ diyor. Burada hiçbir şey bilmesek bile büyük bir problem olduğu açıkça görülüyor. Burada dönen her neyse bunun kesinlikle üstesinden geleceğiz ve burada eğer ki bir suça bulaşmışsa, herhangi bu sarmaldaki birisi, bunların hepsini ortaya çıkaracağız” dedi.
“BİZ ÖLMEK İSTEMİYORUZ” Keşif heyetini, 500 köylüyle karşıladıklarını belirten Özsoy, “Eylemliliklerimize tekrar başlıyoruz, bu eylemliliklerimiz en üst düzeyde devam edecek. Orada örgütlüğümüz tamdır ve burada olan her şeyi ortaya çıkaracağız. Haftaya da İdare Mahkemesi’nin önünde olacağız.
Orada da tekrar bilirkişi heyetinin yenilenmesi için bir başvuruda bulunacağız. Biz yanımızda duranların, dururmuş gibi yapanların, direkt karşımızda olanların, her şeyin farkındayız ve biz mücadeleyi bırakmayacağız çünkü biz ölmek istemiyoruz. Diyelim ki orası hukuksuz biçimde çalışmaya kalktı, gideceğiz 500 kişi oranın önüne oturacağız.
Gerekli eylemlerimizi, protestolarımız yapacağız. Biz bu mücadeleyi kesinlikle bırakmayacağız. Deştin Çayı özgür akacak” ifadelerini kullandı.