Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Türk ordusunun, emperyalizmin Anadolu’ya gönderdiği Yunan ordusunun, 30 Ağustos 1922’de tırnaklarını söktüğü meydan savaşının üzerinden 104 yıl geçti. Yunan kaynaklarının “Allıören” köyüne atfen “Ali Veran” (1) dediği bu savaş, Kurtuluş Savaşı’nın Sakarya’dan sonra yaptığı ikinci meydan savaşıdır. İkisi arasındaki fark, Türk ordusunun Sakarya’da savunma yaparken 26 Ağustos sabahı başlattığı saldırıyı (Büyük Taarruz) Dumlupınar’da zaferle taçlandırmasıdır.
Söz konusu saldırının sonraki 10-15 günü, perişan haldeki Yunan ordusunun Adalar ve Marmara Denizi’ne kadar kovalandığı bir takip harekâtıdır. Niyetim, 1926’dan beri Zafer Bayramı olarak kutlanagelen (2) Dumlupınar’daki meydan savaşını anlatmak değil. Bu muvazzaf ve emekli subaylar ile akademisyenlerce çok kez yapıldı.
Yine de TC Genelkurmay Başkanlığı’nın askerlik hizmetleri sırasında Rum asıllı vatandaşlarımıza yaptırdığı çeviriler (3) ve benden sonra Yunanca öğrenme zahmetine girmiş birkaç genç meslektaşımın çabaları, Kurtuluş Savaşı’na ötekinin kaynakları üzerinden bakabilmek için yeterli değil. Yunan ordusunun Anadolu’daki kayıplarını biliyor muyuz ya da bu konuda bildiklerimiz ne kadar doğru? “Kayıp” derken kastettiğim öldürülen, ölen, yaralı ve akıbeti meçhul olan üniformalılardır.
Rakamlara gelince, ben en doğru yaklaşımın ötekinin resmi kaynaklarına da itibar edilmesi olduğu düşüncesindeyim. ÖTEKİNİN KAYNAKLARINDA KAYIPLAR Yunanistan Savaş Bakanlığı’nca yayımlanmış “Savaşlar ve Ölenler 1830-1930” (Agones kaı Nekroı) başlıklı çalışmanın ikinci cildinde (Atina, 1930, 888s.), her rütbeden hangi askerin, Anadolu’da nerede, hangi tarihte ve de bazen nasıl yaşamını yitirdiği belirtilmiştir. Yakın geçmişte yayımlanmış bir kitapta, az önce sözünü ettiğim resmi yayına başvurularak 15 Mayıs-15 Temmuz 1919 tarihleri arasındaki iki aylık zaman diliminde, Anadolu’da yaşamını yitirmiş ilk 282 Yunan ordu mensubunun isimleri sıralanmıştır. (4) Yunan Genelkurmay Başkanlığı Ordu Tarihi Müdürlüğü’nün ilk olarak 1967 yılında (1987’de tıpkıbasımı yapıldı) yayımladığı “Küçük Asya Harekâtının Özlü Tarihi 1919-1922” başlıklı kitapta (Epitomos İstoria tis eis Mikran Asian Ekstrateias) mevcut iki numaralı tabloda (s.
487), yıllar itibariyle kayıplara ilişkin verilmiş rakamlar yukarıdaki tabloda görülmektedir. Bir dönem Ulusal Araştırma Vakfı’nın (Ethnikou İdrimatos Erevnon) müdürlüğünü yapmış tarihçi L. Kallivretakis ise, Yunan ordusundaki can kaybını (yaralılar hariç) kaydeden Fransız kaynaklarına dayanarak şu rakamları veriyor: 42 bin 335 kayıp, dağılımı: Subay 1.408 (1919-1920’de 108; 1921’de 400 ve 1922’de 900); er 40 bin 927 kayıp (1919-1920’de 3.286; 1921’de 7 bin 741 ve 1922’de 29 bin 900).
Hava Kuvvetleri’nin kaybı 23 kişiydi. (5) SONUÇ Rütbeli askerlerce üretilmemiş askeri tarih yazınının henüz uç verdiği Türkiye’de, filolojik ve özellikle karşılaştırmalı tarih hakkında metodolojik donanıma sahip olmadan, ülke sınırlarını aşan bir geçmiş bilgisi kurgulamak (tarih yazımı) olanaksızdır. Bu tespit elbette, nispeten uzak olmayan bir geçmişte yaşandığı için daha iyi bilindiği sanılan Kurtuluş Savaşı için de geçerlidir. İzmir’in işgalini takiben yaklaşık 3 buçuk yıl sürmüş ve vatanın hiçbir parçası için yeniden yaşanmasını istemeyeceğimiz o sıkıntılı ve sancılı dönemi hakkıyla öğrenmek ancak böyle mümkündür. --- KAYNAKLAR: (1) 19 Haziran 1987 tarih ve 3392 sayılı “103 İlçe Kurulması Hakkında Kanun” ile Kütahya’ya bağlı müstakil ilçe haline getirilen Hisarcık’ın 21 köy/mahallesinden biri Alınören’dir.
Alınören, aynı tarihte Kütahya’nın ilçesi yapılmış Dumlupınar’ın kuzeybatısındadır. Dumlupınar’a uzaklığı 145 km olup buraya Atıntaş-Gediz üzerinden ancak 2 saat 10 dakikalık bir yolculukla gidilebilmektedir. Yunan kaynaklarının kastettiği Ali Veran, Dumlupınar’a bağlanan Allıören köyü/mahallesidir.
Dumlupınar’ın kuzeyinde olup ilçe merkezine uzaklığı 21 km’dir. Bkz. Resmi Gazete, 4 Temmuz 1987 tarih ve 19507 sayılı, s.
53 ve 54’teki (74) ve (75) sayılı liste. (2) “Zafer Bayramı Kanunu” (1 Nisan 1926 tarih ve 795 sayılı). (3) Bunlar ATASE Kütüphanesi’nde (Ankara) “Basılmamış Daktilo Metin” olarak bulunmakta olup tarihçilerce kolay ulaşılabilir değildir. (4) Petros St. Mehtidis, Küçükasya Harekâtı ve Felaket, Selanik, 2020, ss. 383-392’deki ek. (5) L.
Kallivretakis, “İ Ellines Nekroi ton Polemikon Sıgkrouseon tou 20ou Aıona”, Ta Nea: Prosopa, 23 Mart 2001. PROF. DR.