Oscar ödüllü No Other Land filminin yönetmenlerinden Yuval Abraham ve Rachel Szor’un yeni belgeseli NAZA, Venedik Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinde 24,5 dakika ayakta alkışlandı.
Variety’nin aktardığına göre 24,5 dakikalık alkış, Venedik Film Festivali tarihindeki en uzun ayakta alkış oldu. Bir önceki rekor, geçen yıl Gazze’de öldürülen 6 yaşındaki Hind Rajab’ın hikâyesini anlatan Kaouther Ben Hania imzalı The Voice of Hind Rajabın 22 dakikalık alkışına aitti.
Filmin yürütücü yapımcılarından, The Zone of Interest filminin Oscar ödüllü yönetmeni Jonathan Glazer da gösterimin ardından Abraham ve Szor’a sarılarak alkışlara katıldı. Gösterim sırasında bazı izleyiciler Filistin bayrakları açtı.
The Guardian ve JW Films’in (Jim Wilson) yapımcılığını üstlendiği belgesel, İsrail ordusunda ve askeri istihbaratında görev yapmış 24 kişinin tanıklığına dayanıyor. Katılımcılar, Filistinlilerin gözetlenmesi, hedef olarak belirlenmesi ve uzaktan öldürülmesinde kullanılan sistemleri anlatıyor.
Güvenlik gerekçesiyle kimlikleri gizlenen asker ve istihbarat çalışanlarıyla görüşmeler, üç yıl boyunca Tel Aviv’de geceleri bina çatılarında çekildi. Katılımcıların yüzleri ve sesleri dijital olarak değiştirildi.
Filmin adı olan “NAZA”, İsrail askeri istihbaratında bir saldırıda öldürülmesi beklenen sivillerin sayısını ifade etmek için kullanılan bir kısaltmadan geliyor.
İbranicede“נזק אגבי” (nezek agavi) “tali/ikincil zarar” ya da askeri terminolojide “sivil zayiat” anlamında. İsrail ordusunda kullanılan İbranice kısaltması נז״א ve “NAZA” bunun Latin harfleriyle yazımı.
Film, bu kavram üzerinden İsrail’in Gazze’deki saldırılarında sivil ölümlerinin nasıl hesaplandığını ve askeri karar mekanizmalarının nasıl işlediğini araştırıyor.
Belgeselde konuşan asker ve istihbaratçılar, İsrail ordusunun yapay zeka destekli sistemlerle çok sayıda potansiyel Hamas mensubunu belirlediğini ve bazı kişilerin, ailelerinin de evde olduğu bilindiği halde gece saatlerinde evlerinin bombalandığını anlatıyor.
Tanıklıklara göre hedef olarak belirlenen kişilerin konumlarını tespit etmek için telefonları takip edildi, bazı durumlarda saldırıdan hemen önce eşleri ve çocuklarıyla yaptıkları konuşmalar da dinlendi. Film ayrıca sivillerin bulunduğu mahallelerin yıkılmasına ve yakılmasına, Gazze’de gıda dağıtım noktalarında sivillerin öldürülmesine ilişkin birinci elden anlatımlara yer veriyor.
İsrail yönetimi, Gazze’deki yüksek sivil kayıplarından Hamas’ı sorumlu tutuyor ve Hamas’ın yerleşim alanlarında faaliyet göstererek sivilleri “canlı kalkan” olarak kullandığını ileri sürüyor.
“Sistemi ve onun çarklarını anlatıyoruz”
Yönetmen Yuval Abraham, Venedik’teki basın toplantısında görüşmelerde askerlere ve istihbaratçılara temel olarak “Ne yaptığınızı anlatın, bu sistemler nasıl çalışıyor?” diye sorduklarını söyledi.
Abraham’a göre bazı katılımcılar yaptıklarından pişmanlık duyarken bazıları pişmanlık göstermedi, bazıları ise kayıtsızlıkla ya da gururla konuştu.
Abraham ve Szor, yönetmen açıklamalarında filmin tek tek askerlerin işlediği münferit savaş suçlarına değil, “emirlere, politikalara, kabul edilmiş uygulamalara, bu uygulamaları mümkün kılan dile ve mantığa” odaklandığını belirtti. Yönetmenler filmin konusunu, “sistem ve onun çarkları” sözleriyle tarif etti.
Filmde konuşanlardan bazılarının doğrudan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun ofisine bağlı gizli bir istihbarat biriminde görev yaptığı belirtiliyor. Tanıklardan biri, birimin görevlerinden birini “barışı engellemek” olarak tarif ediyor.
Abraham ve Szor, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerinin yıkılmasını ve yerinden edilmelerini konu alan No Other Land'in dört yönetmeninden ikisiydi. Film, 2025’te En İyi Belgesel Oscar’ını kazandı.
Yönetmenler iki film arasında kurdukları bağlantıyı şöyle açıklıyor:
No Other Land'de Batı Şeria’daki Filistinlilerin yerinden edilmesine yol açan sistemi görünür kılmaya çalıştıklarını belirten Abraham ve Szor, NAZAda ise iki düzine asker ve istihbaratçının tanıklıklarını bir araya getirerek Gazze’de kullanılan askeri sistemlerin nasıl işlediğini göstermeyi amaçladıklarını söylüyor.
NAZA, bu yıl Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışan yapımlar arasındaki tek uzun metraj belgesel. Film, festival programına sonradan dahil edildi. Yapımcılar bunun, kaynakların kimliklerini gizlemeye yönelik çalışmaları tamamlayabilmek için kendi talepleri olduğunu açıkladı.