Kanada'nın Britanya Kolumbiyası eyaletindeki dev Williston Rezervuarı'nda, üzerinde yetişkin ağaçların bulunduğu yaklaşık 10 bin metrekarelik bir kara parçasının su üzerinde sürüklendiği tespit edildi.İlk görüntüler o kadar sıra dışıydı ki rezervuarı işleten BC Hydro yetkilileri bunların yapay zekayla üretilmiş olabileceğinden şüphelenmişti. Ancak Avrupa Uzay Ajansı'nın Sentinel-2 uydusundan elde edilen görüntüler, "yüzen adanın" gerçekten var olduğunu doğruladı.Teknik olarak yapı gerçek bir adadan çok, bitkiler, kökler, toprak, organik maddeler ve muhtemelen sürüklenmiş odunların birbirine bağlanmasıyla oluşmuş dev bir yüzer salı andırıyor.Yaklaşık iki futbol sahası büyüklüğündeYüzen yapı, 21 Temmuz'da Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus programına ait Sentinel-2 uydusunun görüntülerinde de tespit edildi.O tarihte W.A.C. Bennett Barajı'nın yaklaşık 100 kilometre batısındaki yapının yaklaşık 140 metre uzunluğunda ve 70 metre genişliğinde olduğu hesaplandı.Bu da yaklaşık 9 bin 800 metrekarelik, yani kabaca iki Amerikan futbolu sahasına yaklaşan bir alan anlamına geliyor.Ancak sonraki uydu görüntülerinde yapı yeniden ortadan kayboldu.
5 Ağustos tarihli görüntülerde yüzen ormanın bulunduğu yerde olmadığı görüldü.BC Hydro Sözcüsü Bob Gammer, CBC'ye yaptığı açıklamada, ilk görüntüler karşısında kendilerinin de şüpheye düştüğünü söyledi."Kesinlikle daha önce duyduğumuz bir şey değildi," diyen Gammer, olayı bildiren kişi sayısının çok az olması nedeniyle yapıyı bulmakta zorlandıklarını anlattı.Öte yandan, yüzen ada tamamen kaybolmuş değil. 31 Ağustos'ta yapının yeniden bulunduğu ve bu kez Williston Gölü'ne akan Ospika Nehri'nde görüldüğü duyurulmuştu.Araştırmacılar, şimdi yapının altını görüntüleyerek "adanın" tam olarak nelerden oluştuğunu anlamaya çalışmayı planlıyor.Bir orman nasıl yüzebilir?Görüntüler olağanüstü görünse de bilim insanları benzer yapıların başka göl ve rezervuarlarda oluşabildiğini biliyor.Turba, bitki kökleri, çürüyen organik maddeler ve odun parçaları zamanla birbirine bağlanarak kalın bir tabaka meydana getirebiliyor. Bu yapı yeterince yüzdürme kuvvetine sahipse suyun üzerinde kalabiliyor.Bitkilerin kök ve rizomları yapının dağılmasını önleyen doğal bir ağ oluştururken organik maddelerin ayrışması sırasında ortaya çıkan gazlar da bazı turbalıkların yüzmesine katkıda bulunabiliyor.Zaman içinde bu yüzer zemin üzerinde çalılar, hatta ağaçlar yetişebiliyor.Su seviyesindeki büyük bir yükselme ise yıllarca kıyıya bağlı kalan bu tür yapıları bulunduğu yerden kopararak açık suya taşıyabiliyor.
Ada serbest kaldıktan sonra rüzgar ve akıntılar tarafından hareket ettirilebiliyor. Üzerindeki ağaçlar da adeta birer yelken gibi rüzgarı yakalayarak hareketi kolaylaştırabiliyor.Dünyada başka örnekleri de varBenzer yüzen adalar daha önce dünyanın farklı bölgelerinde gözlemlenmişti.ABD'nin Wisconsin eyaletindeki Chippewa Flowage rezervuarı oluşturulduğunda su altında kalan turbalıkların bazıları yüzeye çıkmıştı. Zaman içinde üzerlerinde otlar, çalılar ve yetişkin ağaçlar gelişmiştiAfrika'daki örnekler ise ciddi sonuçlara yol açabiliyor.Victoria Gölü ve Beyaz Nil çevresindeki yüzen bitki kütlelerini inceleyen araştırmalar; yağış, su seviyesindeki değişimler ve rüzgarın bu yapıların oluşumu ve hareketinde önemli rol oynadığını göstermişti.Uganda'da 2020'de büyük bir yüzen bitki kütlesinin Nalubaale hidroelektrik santraline ulaşması, elektrik üretimini sekteye uğratarak ülke çapında elektrik kesintisine neden olmuştu.BC Hydro ise Williston'daki yüzen adanın şu anda elektrik üretimi açısından tehdit oluşturmasını beklemiyor.Kanada'nın en büyük rezervuarlarından biriWilliston doğal bir göl değil.
Peace Nehri üzerinde W.A.C. Bennett Barajı'nın inşa edilmesinin ardından 1968'de oluşan rezervuar yaklaşık 1.760 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip.Hacim açısından dünyanın en büyük rezervuarlarından biri olması, yaklaşık 10 bin metrekarelik bir yüzen ormanın bile bir süre gözden kaybolabilmesini mümkün kılıyor.