Saray epeydir yeniden seçilmek için izleyeceği yolu betimleyen bir tablosunu daha tamamladı, TBMM’de çerçeveletip arkasına astı. Nedir asılan? DEM’li Tuncay Bakırhan ’ın çerçevenin görüşüldüğü gün kürsüde söylediği üzere, bir yüzyıl önce bir Cumhuriyet kurulmuş ancak şimdi onu yeni çerçeve ile hepimizin evi haline getiriyorlarmış.
Nasıl getireceklermiş? “Ortak çıkarlar temelinde siyasi ve sosyal birlikteliğin ve adaletin sağlandığı Medine dönemi aklıyla.” Döndük dolaştık, AKP’nin iktidara geldiği ilk dönemlerde konuşulan Medine Sözleşmesi’ne geri geldik. Medine Sözleşmesi (Bakırhan’ın deyimiyle “Medine aklı”) neyi içeriyor?
Bundan yaklaşık 14 yüzyıl önce Medine kent devletini, orada yaşayan Müslümanlar, henüz Müslüman olmamış paganlar ile Yahudilerin oluşturduğu bir konfederasyon olarak kurgulanmasını öngörüyor. Meclis’te kabul edilen işte o çerçevenin içinde Cumhur İttifakı’nın dışında sosyalist olduklarını söyleyenler de var, MHP lideri Devlet Bahçeli ’nin “kurucu önder” i Apo ’nun Kürt partisi niteliğini sürdürmekte kararlı DEM de var, CHP de var, söylemde Atatürkçü ve Cumhuriyetçi olduğunu savunan YENİ Parti de... CHP zaten Saray’ın güdümüne girmiş butlancı Kemal Bey’in partisi durumunda.
YENİ Parti ise cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ’nun formülü olan “kent uzlaşısı” ile kazanılmış Kürt seçmeni de (Özgür Özel onlara “Kürt demokratlar” diyor) küstürmemek adına, Saray’ın ve emperyalizmin “Medine aklı” çerçevesinin içine girmiş gözüküyor. Bir farkla; CHP’de oylamaya katılmayan 14, ret veren 2 milletvekili oldu. YENİ Parti’de de oylamaya katılmayan 2, ret veren 54 milletvekili oldu.
İYİ Parti’de 29 milletvekili ile tam kadro ret verdi. Bundan şöyle bir sonuç çıkarmak olası: İmralı’daki hükümlü ile Saray (iktidar) bürokrasisinin gizlice birlikte yürüttüğü ve Türkiye’yi ümmetçi, cemaatçi, mezhepçi ve etnikçi bir monarşiye dönüştüren çerçevenin dışına çıkan, onu reddeden ciddi bir tablo daha var. Ki o tablo, doğrudan ulusun büyük bir çoğunluğunun iradesini yansıtıyor.
Bu açıdan bakıldığında, ortaya çıkan çerçeveye bakıp sevinen çok sevinmesin, kaygılanan da karalar bağlamasın. ÇERÇEVE YETMEYECEK Çerçeveye “evet” diyenler bilsinler ki o çerçeve, ABD-İmralı-Saraycı iktidar üçlü koalisyonuna dar gelecek, yetmeyecek. AKP’li TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ne diyor?
Bugünkü anayasa 1961 Anayasası’nın ruhunu taşıyormuş, yeni anayasa yapılmalıymış, Türkiye’de bunun için oluşan büyük ittifak ortamı kaçırılmamalıymış. DEM Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları da bıktırıcı “demokratik anayasa” teranesine devam ediyor: “100 yıllık ezberlerle yeni bir dönem kurulamaz.” 1923 Cumhuriyet Devrimi yıkıcıları durmayacak! YA MEDET!
Hani neredeyse dışarıda muhalif belediye başkanı ve bürokratı, sanatçı, gazeteci bırakmayacak bir temizlik harekâtına girişmiş olan adalet bakanını, son günlerde bir zamanlar İtalya’daki “kirli eller” operasyonlarını yöneten savcılar gibi kahramanlaştırma, ondan medet umma çabası gözleniyor. Adaletsizlikten kırılan bir ülkede adalet arayışı da merhamet dilemek yoluyla oluyor demek ki.