Özel okullarda çalışan öğretmenler, mülakat mağduru meslektaşları ile birlikte günlerce Ankara’da eylem yapmışlardı. Özel sektör öğretmenleri “taban maaş” hakkının yasal güvence altına alınmasını, mülakat mağduriyetlerinin giderilmesini talep etmişlerdi. Ankara’da açlık grevi de yapan öğretmenler sık sık gözaltına da alınmışlardı.
Konu milletvekilleri tarafından TBMM gündemine taşındı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle soru önergeleri verildi. YÜKSEK ÜCRET ALANLAR DA VAR Bakan Tekin, yanıtında, özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin ücretlerinin, taraflar arasında yapılan iş sözleşmesi kapsamında belirlendiğini bildirdi.
Tekin, “Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin asgari ücret düzeyinde maaş almaları durumu alınabilecek taban aylığı ifade etmekte olup öğretmenin tecrübesi, mesleki yeterliği ve sahip olduğu niteliklere göre daha yüksek ücret alabilmesi mümkündür. Özel kurumlarda çalışan yönetici ve öğretmenlerin ücretleri devlet okullarındaki yönetici ve öğretmenlerden fazla olabildiği gibi daha düşük ücretle çalışan yönetici ve öğretmenler de bulunabilmektedir” dedi. ‘TABAN MAAŞA’ NET YANIT YOK! Tekin, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler için daha önce uygulanmış olan “taban maaş” düzenlemesinin yeniden yürürlüğe konulmasına ilişkin taleplerin bakanlık tarafından değerlendirildiğini belirterek, şöyle devam etti: “Bu konudaki talepler; özel öğretim mevzuatı, iş hukuku, sosyal güvenlik mevzuatı, kurumların mali sürdürülebilirliği, personel rejimi ve ilgili kurumların görev alanlarıyla birlikte ele alınması gereken hususlar arasında görülmektedir.” ŞİKAYETLER BAKANLIĞA DA GELMİŞ Yanıtta, özel öğretim kurumlarında görev yapan personelin ücretlerinin tam ve zamanında ödenmediği, sosyal yardımların ödenmesinde uyuşmazlık yaşandığı, SGK primlerinin yatırılmadığı, maaş ödemelerinin bir kısmının elden geri istendiği, kayıt dışı çalıştırma yapıldığı veya çalışma koşullarına ilişkin mevzuata aykırı uygulamalar bulunduğu yönündeki başvuruların bakanlığa veya valiliklere ulaşabildiği kaydedildi.
Bu nitelikteki başvuruların, somut bilgi ve belge içermesi hâlinde ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirildiği belirtildi. AÇLIK GREVİ, POLİS MÜDAHALESİ Yanıtta, açlık grevi, kolluk kuvvetlerinin müdahalesi ve benzeri konuların, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ilişkin mevzuat, kamu düzeni ve güvenliği ile adli ve idari süreçler kapsamında ilgili mülki idare amirlikleri, genel kolluk birimleri ve yetkili merciler tarafından değerlendirildiği kaydedildi. Bakan Tekin’in yanıtında, şöyle denildi: “Bakanlığımızın kolluk kuvvetlerinin toplantı ve gösteri yürüyüşlerine yönelik müdahalelerine ilişkin doğrudan bir görev, yetki veya sorumluluğu bulunmamaktadır.”