Pakistan 79. bağımsızlık yıldönümünü önceki akşam Ankara’daki büyükelçilik konutunda düzenlediği resepsiyonla kutladı. Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd’in ev sahipliği yaptığı etkinliğe Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ile diplomatik misyonlardan temsilciler katıldı. ‘URDU KELİMESİ ‘ORDU’DAN GELİYOR’ Etkinliğin başında Kuran’dan bir bölüm ile Türkiye’nin ve Pakistan’ın milli marşları okundu. Bağımsızlığa ilişkin kısa bir belgesel izletildi, Pakistanlı çocuklar şarkı söyledi.
Büyükelçi Yusuf Cüneyd ise, “Kardeşim Cevdet, büyük kardeşim Yaşar” sözleriyle başladığı konuşmasında, “14 Ağustos, yalnızca yeni bir ulusun doğuşunu değil, aynı zamanda derin bir ideolojik mücadelenin de doruk noktasını işaret eder. Bu mücadelenin köklerinde felsefemiz, dinimiz, kültürümüz ve mirasımız vardır” dedi. Türkiye ile ilişkilerine değinen Cüneyd, “İlişkimiz herhangi bir ihtiyaca dayanmıyor.
Çok köklü bir kültürel geçmişe, dini yakınlığa dayanıyor. Hatta askerlerin konuştuğu dil olan Urdu kelimesi, Türkçe 'ordu'dan geliyor. Bu, birbirimize nasıl destek olduğumuzu çok açık bir şekilde gösteriyor” diye konuştu. ‘DAHA İYİ EKONOMİK İLİŞKİLER’ Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise, Türkiye’nin Pakistan’ı tanıyan ilk devletlerden biri olduğuna vurgu yaparak, “İki ülke arasındaki ilişkiler 1947’den bu yana karşılıklı saygı, güven ve dayanışma temelinde istikrarlı biçimde gelişmiştir.
Doğal afetler karşısında sergilenen dayanışmadan terörle mücadeleye, insani krizlerden uluslararası meselelerdeki istişarelere kadar uzanan bu ortak tutum, ilişkilerimizin sahip olduğu derinliğin en açık göstergelerindendir” dedi. Yılmaz, bunlarla birlikte, “Siyasi ilişkilerimizin mükemmel konumunu, derinliğini kimse tartışamaz. Ancak kendimize şu soruyu da sormamız lazım, bu kadar iyi siyasi ilişkiler daha fazla ekonomik ilişki üretmeli.
Bunu da inşallah hep birlikte başaracağız” sözlerini kullandı. Yılmaz, Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan ortak savunma paktına da değinerek, “Bu anlaşma, üç kardeş ülkenin ortak güvenlik anlayışını, dayanışma iradesini ve bölgesel barış ve istikrarı sahiplenerek koruma kararlılığını ortaya koyan son derece önemli, tarihi bir adımdır” dedi. Konuşmaların ardından katılımcılara yemek verildi.