sondakika.com
Son Dakika

Sosyal demokrasi ve iktidar dili kurmak - Gürsel Erol

Türkiye siyaseti son yıllarda yalnızca iktidar-muhalefet rekabeti üzerinden değil, aynı zamanda muhalefetin nasıl bir siyasal seçenek üreteceği tartışması üzerinden de şekillenmektedir.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Türkiye siyaseti son yıllarda yalnızca iktidar-muhalefet rekabeti üzerinden değil, aynı zamanda muhalefetin nasıl bir siyasal seçenek üreteceği tartışması üzerinden de şekillenmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 21 Mayıs sonrasında yaşadığı gelişmeler, parti içindeki farklı değerlendirmeleri ve maalesef yeni siyasal arayışları beraberinde getirmiştir. Ancak bu süreç, yalnızca bir parti içi tartışma olarak okunamaz.

Asıl mesele, Türkiye’de sosyal demokrasinin 21. yüzyılın gereksinimlerine uygun bir siyasal dil ve yönetim vizyonu üretip üretemeyeceğidir. CHP, 100 yılı aşan tarihiyle yalnızca bir siyasi parti değil; Cumhuriyetin kurucu iradesini, demokratikleşme mücadelesini, sosyal adalet arayışını ve çağdaşlaşma idealini taşıyan temel kurumlardan biridir. Böylesine köklü bir siyasi geleneğin geleceği, kişiler üzerinden değil; temsil ettiği ilkeler, kurumsal belleği ve topluma sunduğu gelecek perspektifi üzerinden değerlendirilmelidir.

TOPLUMUN BEKLENTİSİ Bu nedenle benim CHP’de kalma gerekçem de kişisel değil, ilkeseldir. CHP’yi belirli isimlerle özdeşleştiren ve tekelleştiren bir siyaset anlayışını doğru bulmuyorum. Partiler gelir geçer isimlerle değil; ortak değerleri, tarihsel birikimleri ve siyasal tahayyülleri ile ayakta kalırlar.

CHP’de bulunma iradem, Cumhuriyetin kurucu felsefesine, sosyal demokrat değerlere, demokratik hukuk devletine, laikliğe ve sosyal adalet mücadelesine olan bağlılığımın doğal sonucudur. Yanlışlıklar elbette eleştirilecektir; ancak siyasal sorumluluk, zor zamanlarda ortak mücadele zeminini terk etmek değil, onu daha güçlü duruma getirmek için çaba göstermektir. Bugün Türkiye’de muhalefetin en önemli sınavı, yalnızca mevcut iktidarın yanlışlarını göstermek değildir.

Toplum artık haklı eleştiriler kadar, ülkenin nasıl yönetileceğine ilişkin somut, güven veren ve uygulanabilir bir gelecek hayali ve buna uygun kadroları da görmek istemektedir. CHP’nin 1970’lerdeki tarihsel sıçrama döneminde sosyal demokrasi, yalnızca itiraz eden değil; demokratik hukuk devleti içinde özgürlüğü, kalkınmayı, emeği ve sosyal adaleti birlikte büyüten bir yönetim iddiası ortaya koymuştur. YENİ BİR DİL YARATMAK Türkiye’nin bugün gereksinim duyduğu da tam olarak budur.

İktidarın her yanlışına tepki veren bir muhalefet kadar; devleti nasıl yöneteceğini bilen, ekonomiyi nasıl düzelteceğini anlatan, kamu yönetimini nasıl iyileştireceğini ortaya koyan ve yurttaşlara güven veren bir sosyal demokrat siyaset anlayışı... CHP’nin yeniden güçlü bir toplumsal iktidar seçeneği hâline gelebilmesi, yalnızca haklı eleştirilerine değil; aynı zamanda yeni bir siyasal dil, bu dile uygun yeni bir kadro, yeni bir yönetim vizyonu ve yeni bir toplumsal sözleşme önerisine bağlıdır. Sosyal demokrat siyaset, yalnızca itiraz eden ve mevcut düzenin yanlışlarını teşhir eden değil; aynı zamanda ülkeyi nasıl yöneteceğini ortaya koyan bir politika seti ve siyasal dil geliştirerek; özgürlüğü, eşitliği, kalkınmayı, sosyal adaleti ve demokratik hukuk devletini nasıl inşa edeceğini somut biçimde anlatan bir iktidar dili geliştirdiği ölçüde daha geniş toplumsal destek bulabilir.

SOMUT ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİ Bu bağlamda, tüm toplum kesimlerine ulaşabilmek için söylemlerimizin şu başlıklarda güçlendirilmesi gerekir: - Devlet ile iktidar ayrımı gözetilmelidir. - Devlet, tüm yurttaşların ortak kurumudur. Eleştiri, devletin kendisinden ziyade onu yöneten siyasi iktidarın uygulamalarına ve otoriter pratiklerine yöneltilmelidir. Böylece devletin kurumsal kimliğine duyarlılık gösteren geniş kesimlerle ortak bir dil kurulabilir. - Mücadele kadar gelecek hayali da anlatılmalıdır.

“Direne direne kazanacağız” söylemi, toplumsal mücadelenin önemini vurgulasa da tek başına yeterli değildir. Bunun yanında, nasıl bir Türkiye hedeflendiği; özgürlüklerin güvence altına alındığı, hukukun üstünlüğünün tesis edildiği, kalkınmanın ve ekonomik refahın adil biçimde paylaşıldığı bir gelecek somut olarak anlatılmalıdır. ADİL, ETKİN VE KAMUCU POLİTİKALAR - Hükümet eleştirisi, kamu hizmeti vizyonuyla desteklenmelidir. - Sosyal demokrat muhalefet, yalnızca mevcut hükümeti eleştirmekle sınırlı kalmamalı; eğitimden sağlığa, barınmadan istihdama, tarımdan sanayiye kadar her alanda daha adil, daha etkin ve kamucu politikalarını topluma sunmalıdır. - Tepkisel değil, alternatif üreten bir siyaset dili kurulmalıdır. - İktidarın her politikasına yalnızca karşı çıkmak yerine, sosyal demokrat ve kamucu ilkeler doğrultusunda uygulanabilir seçenekler geliştirmek ve bunları kamuoyuna anlatmak daha güçlü bir siyasal zemin oluşturacaktır. - Milli güvenlik ve toplumsal barış konularında güven veren bir yaklaşım benimsenmelidir.

Sosyal demokrat siyaset, yurttaşların can güvenliğini, ülkenin demokratik hukuk düzenini, temel hak ve özgürlükleri ve toplumsal barışı birlikte savunmalıdır. Güvenlik ile özgürlük arasında yapay bir karşıtlık kurmadan, her ikisini de koruyan politikalar geliştirilmelidir. TOPLUMUN DEĞİŞİM BEKLENTİSİ - Muhalefet etmenin ötesinde yönetme iddiası ortaya konmalıdır.

Sürekli, “Mücadele edeceğiz” söylemi yerine; “Ülkeyi adaletle yöneteceğiz, eşitsizlikleri azaltacağız, demokratik kurumları güçlendireceğiz ve herkes için onurlu bir yaşam kuracağız” diyen bir siyasal dil, toplumun değişim beklentisine daha güçlü cevap verecektir. - Meşru kazanç ve birikim değil, kaynağı açıklanamayan servet sorgulanmalıdır. Sosyal demokrasinin hedefi, üretimi, girişimciliği ve meşru kazancı cezalandırmak değil; bölüşümde adaleti sağlarken nitelikli kalkınmayı da gerçekleştiren, emeği koruyan ve vergi adaletini tesis eden bir ekonomik düzen kurmaktır. Hukuka uygun, üretimden ve girişimden doğan kazanç ile yolsuzluk, rant, karapara ve kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasından elde edilen servet arasındaki ayrımı net biçimde yapmalıdır.

Mücadele, servetin kendisine değil; kaynağı açıklanamayan zenginleşmeye, vergi adaletsizliğine ve ülke kaynaklarının bölüşümündeki adaletsizliğe karşı verilmelidir. YENİ BİR VİZYON ORTAYA KONMALI - Güçlü bir kamu reformu vizyonu ortaya konmalıdır. - Devletin şeffaf, liyakat esaslı, hesap verebilir, hızlı ve etkin işlemesini sağlayacak kapsamlı bir kamu yönetimi reformu sosyal demokrat siyasetin temel hedeflerinden biri olmalıdır. Kamu kurumları siyasi sadakatle değil; ehliyet ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda yönetilmelidir. - 21. yüzyılın ikinci çeyreğinde değişen dünya koşullarına uyumlu, çağdaş kamu yönetimi anlayışı doğrultusunda kamuya bürokrat yetiştiren eğitim kurumları yeniden güçlendirilmeli veya günümüz gereksinimlerine uygun yeni yapılar kurulmalıdır. - Siyasetin demokratikleşmesi için siyasi reform savunulmalıdır. - Demokratik temsilin güçlendirilmesi amacıyla Siyasi Partiler Kanunu yeniden düzenlenmeli; parti içi demokrasiyi güçlendiren, seçmenin milletvekili adayları üzerinde daha fazla söz sahibi olmasını sağlayan tercihli oy gibi mekanizmalar yaşama geçirilmelidir.

Böylece hem parti merkezlerinin aşırı belirleyiciliği azaltılır hem de seçilmişlerin topluma karşı hesap verebilirliği güçlenir. GÜRSEL EROL CHP ELAZIĞ MİLLETVEKİLİ

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü