Özel haberleriyle meslektaşlarına nal toplatan bir ustam vardı. Şimdi aktif gazeteciliği bırakmış, emekliliğinin keyfini sürüyor. Ziyaretine gittiğimde, balkona koyduğu televizyonun karşısında çayını içiyordu.
Kanalları geçerken birinde durdu, elindeki kumandayla ünlü ekran yüzünü gösterdi. “Bu hanımefendi var ya” dedi. “Eşi, akçeli işlere karışmış” diye ekledi.
Kurt gazeteci tabii kulağı delik, üşenmese yine bize haber atlatacak. Meslek büyüğümün işaret ettiği televizyoncunun eşini biliyordum. Güvenlik bürokrasisinde önemli bir koltuğu vardı.
Öğrendiklerimi birkaç ayrı kaynağa daha sordum. Ve bingo! Yılın başlarıydı.
İstanbul’da yasadışı bahis operasyonu yapılmış, iki kişi de tutuklanmıştı. Devletin ajansının yalancısıyım; şüphelilerin hesaplarındaki 3 milyar liraya da el konmuştu. İşte deniyor ki...
O tutuklananlardan birisi itirafçı olmuş, gitmiş savcılığa bazı isimler vermiş. Fecaat olan şu ki yasadışı bahis şüphelisinin işaret ettiği kişiler arasında güvenlik bürokrasisindeki bazı üst düzey müdürler de varmış. Ve evet, doğru tahmin ettiniz, bizim ünlü televizyoncunun eşi de onlar arasındaymış.
Neler konuşuluyor, neler... Neyse! Peki, ya sonrası?
Sonrasını duyan, gören, söyleyen yok. İtirafçının dediklerine mi itibar edilmedi, başka bir şey mi oldu, bilmiyorum. Bildiğim, ünlü televizyoncunun eşinin pasif bir göreve atandığı.
Madem iktidar kendi içinde de bir temizlik işine girdi, kimsenin gözünün yaşına bakılmasın! CİRİT ATANLAR! Sen git Fethullah Gülen’i örgüt davasında beraat ettir.
Sen git FETÖ’nün finans ayağı ile 93 kez görüş. Sen git üst düzey Fethullahçı imam ile 63 kez konuş. Sen git bunlara rağmen memleketin en üst temyiz mahkemesi Yargıtay’ın başkanı ol.
Yetmesin, adın Yargıtay’ın yeni binasındaki konferans salonuna verilsin. Yetmesin, ülkenin adli yıl açılış töreni adının verildiği o yerde yapılsın. Yetmesin, orada adalet, yargı, hukuk gibi kutsal meseleler üzerine büyük büyük sözler söylensin.
İsmail Rüştü Cirit olmak işte böyle bir şey! BİLİYOR MUYDUNUZ? 1- Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ile sendikanın eğitim ve örgütlenme sorumlusu Başaran Aksu ’nun tutuklanma delili, attıkları sosyal medya mesajları oldu.
İki isim de mesajlarıyla “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” ile suçlansa da tutuklama kararında “delillerin henüz toplanmadığı” iddiası yer aldı. 2- Başaran Aksu, tutuklu bulunduğu Ankara Sincan Cezaevi’nde açlık grevine başladı. 3- Tutuklu Gökay Çakır, dört kız çocuğu babası, 22 yıllık madenci ve 23 bin 552 liralık emekli maaşıyla geçimini sağlayan bir sendika başkanıydı.