Üsküdar, bir buçuk yıldır muhalif belediyelere karşı tezgâhlanan operasyonların amacının çok net olarak iktidar tarafından ilan edildiği ilçe oldu. Hayır bu yeni bir şey değil, başından beri yazılıp çiziliyor dile getiriliyordu ama birkaç belediyelerde (Uşak gibi, Manavgat gibi..) yolsuzlukların somutlaşması, tüm operasyonların amacının gerçekten yolsuzluk rüşvet vb. ile ilgili olduğu algısı yaratıldı. Oysa silkeleyin emri açık siyasi bir talimattı.
Neden? Taa o zamandan, 2023 genel 2024 yerel seçimlerden sonra ortaya çıkan gerçek şuydu: AKP seçimi/iktidarı kaybediyor. Cumhurbaşkanı yeniden seçilemiyor.
İki yıldan beri de ağır ekonomik tablo milleti ezmeyi sürdürüyor. Enflasyonu düşürmek görüntüsü altında, milleti mülksüzleştirme ve süründürme politikası dört nal. Bugünkü anketler de öfkenin milletin burnunda olduğunu gösteriyor.
Soluk soluğa bir yurttaş kitlesi. *** Ama AKP lideri ve çevresindeki herkes, yeniden seçilmeyi kendilerine ve millete şart koşuyor. Meclis’teki garantili milletvekilliği ile transferler (bazı AKP’liler eyvah bizim yerimize onlar seçilecek telaşında, parti ise iktidarda kalma derdinde!) kaybettiği belediyeleri siyaseten ve her türlü araç gereçle ilhak politikası, seçimlere büyük bir mali, idari, politik güç temerküzü ile girilmesinden, bir yalancı vitrinden medet umar hale geldiler. *** Üsküdar öncesine kadar sanki öyleydi gibi. Ama Üsküdar pratiği, çok daha büyük bir hedefi ortaya çıkardı: Her halükârda iktidarı alacağız.
Eğer bir sandık kurulursa da içinden ne çıkarsa çıksın biz kazanacağız. Ayrıca sandığa hangi partiye ne kadar atılacağını, neyin sayılacağını ve sayılmayacağını da biz kararlaştırırız. Olmazsa, itiraz edeceğiz, il ilçe kurulları ne istersek o kararı verecekler: Hukuk her şeyden üstün değil midir!!!??? *** 2015’lerde TV tartışmalarında hukuksuzluklar, anayasa-yasa tanımazlıklar söz konusu olduğunda, iktidarın sözcüleri “bırakalım buna halk karar versin, beğenmiyorsa oy vermez seçimlerde” gibi trajikomik tez ileri sürüyordu. *** Şimdi gelinen nokta şu oldu: Millet kime oy vereceğini bilemeyebilir, göbeğini kaşır, bilinçsizdi, biz sandıkta vatandaşın yanlış oylarını düzelteceğiz... *** Nasıl yani sorusuna da Üsküdar çözümünü gösterirler artık, şekilde görüldüğü gibi... *** Yani, tehditle, içeri atarak, tutuklayarak, bir işadamı kılıklı andavallıyı bulup benden rüşvet istediler iftirasını attırarak, vaat ile adam kaydırarak, mahkeme kararıyla seçimi iptal ettirerek, AKP’nin valisini savcısını devreye sokarak... *** Bu duruma eminim kıs kıs gülüyorlardır, yahu bir höt dedik çil yavrusu gibi dağıldılar, saklanacak yer arayanlara bir kapı açtık, orada kucağımıza oturdular.
İçlerinde mutlaka 3-5 direnci sıfır hemen teslim olacak birileri çıkıyor, onları da avlayarak ilçeleri götürüyoruz... *** Politika, tabii muhalefet yapacaksan, içindeki cevizi sert, direnci yüksek olanların işi oldu. Göze alıp direnecek, hayır diyecek ve millete seslenecek, korkup gizli kapaklı pazarlıklara girmeyecek, geçici olarak kayıplar yaşayacağını bilecek, buna dayanacak... bahane üretmeyecek karım anam babam çocuğum diye; merak etmeyecek, milletin çoluk çocuğuna bakacağını bilecek... *** Ne zamandır iktidar boza pişirdi milletin beyninde, CHP kurultayında delegelerin iradesi gasp edildi palavrasıyla... buna inanan muhalif görüntülü kıvırtanlar var. Bunun ne büyük bir palavra olduğunu, Üsküdar gösterdi.
İktidar için seçmen iradesi mi, delege iradesi mi, seçim sonucu tecellisi mi, hepsi palavra... Güç bende, istediğimi istediğim zaman... alırım. *** Üsküdar’da bir “genel seçim provası” yaşandı (gibi). Daha doğrusu iktidar bir boy gösterdi, düşüncelerini açığa vurarak bir test etti.
Önemli olan şimdi muhalefetin buna nasıl yanıt vereceğidir. YENİ Parti Üsküdar’da miting yapacağız dedi. Akıllarına yeni geldi.
Üsküdar provası, Didem Dedeta ş’ın tutuklanmasından beri belliydi. O andan itibaren hiç susmamalıydılar. Yoksa bunu görmediler mi?
Eğer öyleyse uyanıklık ve siyasi analiz sıfır. *** Zaten bir analiz zayıflığı, belediyede seçimler için mutlak butlancı, iktidarcı beslemelerle girişilen pazarlık da gösteriyor. Kardeşim belediye kesin gitti, sen neyle uğraşıyorsun... Kuyudaki butlancı işbirlikçilere cankurtaran simidi atıp yanına alıyorsun ve seçmen karşısında onları “ortağım” mertebesine çıkartıyorsun.
Tam tersine, butlancı işbirlikçilerin içine düştükleri kuyunun kapağını kapatacağına... *** Tamam kendi derdiyle uğraşıyorsun, tamam YENİ’sin ama hayat hızla akıyor ve seni de sürüklüyor!