sondakika.com
Son Dakika

Yasaklılar listesi

Canlı yayındaydım.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Canlı yayındaydım. Kolye olarak taşıdığı vibratörü anlattığı için Bennu Gerede ’nin gözaltına alınmasını eleştiriyordum. Bir izleyicinin mesajını gördüm; “Dedikleri ne kadar ayıp, bırakın yatsın içeride” diye yazıyordu.

Diyelim ki “ayıp” , diyelim ki “rahatsız edici” ve hatta diyelim ki “utanç verici...” Bunun bedeli soruşturma, gözaltı ve dahası “İçeride yatsın” mıydı? İzleyici kimdi, kaç yaşındaydı bilmiyorum ama bilsin isterdim. Bilsin, küçük tavizlerin büyük kayıplara evrildiği o kadim öyküdür aslında yaşanan.

Çok yakında AKP’nin 25. yaşının kutlamalarını göreceğiz. Ne büyük başarı öyküleri, ne sansasyonel transfer haberleri, ne görkemli vaatler duyacağız, kim bilir. Bu çeyrek yüzyılda gazetecilik yapmış benim iktidara dair hafızam ise adım adım inşa edilen yasaklarla dolu.

Örnek mi? Yazayım. Unutmadım mesela “ucube” diyerek yıkılan heykeli, “güvenli internet” maskesiyle yasaklanan siteleri, “bomba” gibi toplatılan basılmamış kitapları.

Ramazan programı yaptırılan Huysuz’un zamanla nasıl ekranlardan kovulduğunu, şarkılar söylerken ilk aşkı yaşadığımız festivallerin nasıl kaybolduğunu, çocukluğumuzun çizgi film karakteri Piglet bir domuz diye artık gösterilemez olduğunu gördüm... Saldıray Abi gibi bir rolü artık televizyonda izleyemeyeceğimi, Haydar Dümen gibi bir yazarı artık gazetede okuyamayacağımı, Olacak O Kadar’ın artık hiç olamayacağını anladım... 2012’deki “Çocuklara içki verildi” haberi bir kurguydu.

Aynı ekip benzer operasyonu “Gezi’de camide bira içtiler” yalanıyla sürdürdü. Soruşturmalar sessiz sedasız kapandı ama önce AVM’lerde içki tanıtımı dönemi sona erdi. Sonra Meclis’ten çıkan yasa ile alkollü içecek reklamı yasaklandı.

Çocuk da kutsal da kaldıraç olarak kullanıldı, öğrendim... Saraylarda ağırlanan şarkıcıyı da tanıdım, hakkımı savunduğu için sürgüne gönderilen sanatçıyı da. “Yasaklarla mücadele edeceğiz” diyen de “iki ayyaşın çıkardığı yasa” diyen de aynıydı, duydum.

İçerileri yazmıyorum bile. Özel yasayla hücrede tecritteyken aynı yasanın diğer maddesiyle tahliye edilen tecavüzcülere dahi tanık oldum. Şimdi dansözler ancak daha kapalı elbiselerle ve özel izinlerle çıkabiliyor ekrana.

“Fethullahçı değil Nurcudur” diye soruşturması kapatılanlar, ünlü market zincirini alıp alkol reyonunu kapatıyor. Gittiğin barın kapısı, izlediğin oyuncunun rolü, dinlediğin şarkının sesi kısılıyor. Demem o k...

O gün bana “bırakın yatsın” diyen izleyici bilmeli ki başkasının özgürlüğünden verilen her küçük taviz, gün gelir kendi hayatının sınırına ve kendi nefes alanına takılan bir kelepçeye dönüşür. Oysa hukuk, hoşumuza gitmeyen ya da “ayıp” bulduğumuz davranışların cezalandırıldığı bir ahlak zabıtası değil. Unutmamalı ki bugün kartopu olarak gördüğün bir hukuksuzluk yarın çığ olur.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü