sondakika.com
Son Dakika

Danıştay Ramazan Genelgesi’nin yürütmesinin durdurulması talebini reddeti oyçokluğu ile kaydetti: ‘Devlet eliyle zorlama, gönüllülük sağlanmaz’

Laiklik Meclisi üyesi veliler, gerici Ramazan Genelgesi’nin yürütmesinin durdurulması için Danıştay’a başvurmuştu. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu (İDDGK) talebi 5’e 4 oyçokluğu ile reddeti. Karşı oy kullanan üye gerekçesinde; genelgenin düzenleyici idari işlem olduğunu ve devlet eliyl…

Fotoğraf: Cumhuriyet

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat’ta yayımladığı “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” adlı genelgeye Laiklik Meclisi üyesi N.T. ve U.T. adlı veliler yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’da bakanlığa dava açmıştı. ‘ANAYASAL LAİKLİK İLKESİNİ YÜRÜTME GÜCÜYLE FİİLEN İLGA ETMEKTE’ Veliler açıtıkları davanın “hiç kimsenin bireysel inanç ve ibadet özgürlüğünü yerine getirmemesine yönelik bir talep içermediğini” vurgulayarak, devletin inanç ve ibadet alanında tarafsız kalması, kamusal hizmetlerin sağlanmasında ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin yürütülmesinde devletin tüm inanç gruplarına karşı eşit mesafede (tarafsız) durması ve eğitimin demokratik, laik ve bilimsel temellerden uzaklaştırılmaması gerekliliğine için olduğunu kaydetmişti. Veliler; söz konusu genelgenin ise “çocuk haklarını ihlal ettiği” vurgulanarak; genelgeyle devletin “çocuğu her türlü istismara karşı koruma” görevinin göz ardı edildiğini belirtmiş ve “Milli değerler farklı dini inanç gruplarına ve hatta dinsel inanç taşımama hakkına eşit yaklaşarak milletleşme/uluslaşma şeklinde oluşur. Söz konusu genelge bu yönüyle eşit davranma ilkesini bozmakta, anayasal laiklik ilkesini yürütme gücüyle fiilen ilga etmektedir” ifadelerini kullanmıştı.

UNESCO GERİCİLİĞE KALKAN YAPILMIŞTI! Danıştay 8. Dairesi ise söz konusu dava kapsamında mart ayında bakanlıktan savunma istemişti.

Bakanlık ise 23 Mart’ta savunmasını daire sunmuştu. Bakanlığın savunmasında ramazan ayının kültürel bir etkinlik olarak görülmesinde Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) 2023’teki kararını dayanak olarak göstererek; “UNESCO’nun bu kararı, iftar geleneğinin yalnızca dini bir ritüel olarak değil; aile ve toplum bağlarını güçlendiren, dayanışma ve hayırseverlik duygularını teşvik eden kadim bir sosyo-kültürel gelenek olduğunu ortaya koymaktadır” demişti. ‘HER YIL TEKRARLANACAK BİR UYGULAMA NİTELİĞİNDE’ Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (Danıştay İDDK), 20 Mayıs’ta 5’e 4 oyçokluğu ile velilerin itirazlarını reddeti. Karşı oy kullanan üye ise karşı oy gerekçelerini karara ekletti.

Söz konusu üye; dava konusu genelgenin ülke genelindeki bütün resmi ve okul idarecileri, öğretmenleri, öğrencileri ve velileri ilgilendiren bir düzenleyici idari işlem olduğunu ve devlet eliyle bir zorunluluk oluşturulduğunu belirterek; genelge kapsamındaki faaliyetlerde “gönüllülük” esasının uygulanamayacağını kaydetti. Genelgenin “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında yerleştirildiği için de her yıl tekrarlanacak bir uygulama niteliğinde olduğunu vurguladı. ‘UYGULAMALAR ÖZÜNDE İNANÇ VE İBADET İÇERİKLİ’ “Dava konusu işlemi, dini içerikten arındırılmış ve tarafsız bir değer ve kültür faaliyeti olarak görmek mümkün değidlir” diyen üye; “Nitekim genelge kapsamında birçok okulda öğrencilere namaz, oruç ve sadaka gibi ibadetlerin kaydedildiği bir aylık ‘Ramazan Çetelesi’ ve ‘Ramazan Çizelgesi’ dağıtılmıştır. Kültürel değerler ve toplumsal dayanışma görünümü adı altında yapılan uygulamaların özünde inanç ve ibadet içerikli olduğu anlaşılmaktadır.

Böylelikle dini ibadet içeriklerinin öğrenciler için eğitimde bir araç haline getirildiği görülmektedir. Dava konusu işlem fiili konusu belirli bir dine ait ibadet ve törenlerin devlet eliyle ve okul ortamında kurumsallaştırılmasıdır. Konu faaliyeti ‘değer ve kültür’ faaliyeti olarak görmek, işlemin gerçek mahiyetini perdelemektedir” ifadelerine yer verdi.

ÜYEDEN LAİKLİK DERSİ Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu’nda Türkiye Cumhuriyeti’nin laik bir devlet, Türk ulusal eğitiminde laikliğin esas olduğunun düzenlendiğini kaydeden üye; “Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihadında laiklik; yalnızca din ile devlet işlerinin ayrılığı değil, aynı zamanda devletin bütün din ve inançlar karşısında tarafsız ve eşit mesafede durması, hiçbir dini diğerine üstün tutmaması ve dini vecibelerin gereğini bizzat örgütleyen bir özne haline gelmemesi şeklinde ifade edilmiştir” ifadelerini kaydetti. Üye, söz konusu genelgenin değişik inançlara sahip öğrenciler arasında devletin tarafsızlık ve eşir muamele ödevini zedeleyeceğini de vurguladı. Ayrıca öğretmenlere izleme ve değerlendirme formunun doldurultulmasının ise etkinliklere katılmayan öğrencilerin dışlanma riskiyle karşılacağını da kaydetti.

Üye bu gerekçelerle yürütmenin durdurulması gerektiğini vurguladı.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü