Weber toplumsal değişmeye klasik sosyologlardan farklı olarak tek bir nedenle, çizgisel olarak ilerleyen tarih anlayışı yerine çoklu etkenlerle şekillenen bir tarih görüşünü kabul eder. Weber’in sosyolojisi klasik sosyologların toplumsala yaptığı vurgunun aksine yorumsamacı bir bakış ile bireyin eylemlerinin arka planını anlamaya çalışır. Weber’in metodolojik yöntemi determinist bir açıklama yerine çoklu nedensellik üzerine kuruludur.
Bu bağlamda mikro ilişkilerin çözümlenmesiyle makro düzeyi anlamaya çalışır. Bu düşünce ile karizmatik kişilerin tarihsel değişimlerde etkili olduğunu söylemektedir. Bu açıklamaların ışığında Türk devrimi ve Atatürk’ün karizmatik lider özellikleri Weber’in açıklamalarıyla yorumlanacaktır.
Weber’in toplumsal değişiminde başat roller “akılcılık” ve “karizmatik lider”dir. Türk Bağımsızlık Savaşında ve Devrimlerinde de bu iki faktör aynı şekilde etkili olmuşlardır. Weber’in akılcılaşma kavramı “dini zihniyet ve değerlerdeki dönüşümü” içermektedir.
Karizmatik lideri de bazı kaynaklarda yer alan İngiltere Başbakanı Lloyd George’nin Atatürk’ün vefatının ardından, “Arkadaşlar, yüzyıllar, nadir olarak dahi yetiştirir, şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk ulusuna nasip oldu, Mustafa Kemal’in dehasına karşı elden ne gelirdi?” sözlerinde görebiliriz. KARANLIK GÜNDE UMUT IŞIĞI Weber toplumsal değişimde toplumsal eylem kavramına vurgu yaparak eylemin belirlenebileceği dört yolu, geleneksel eylem, duygusal eylem, değerle ilişkili akılcı eylem ve (bu yazıda üstünde durulacak olan) hesaplanmış ve istenilen neticelere uygun araçlarla belirlenen Amaçla İlişkili Akılcı Eylem şeklinde açıklamıştır. Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti’nin Mondros Mütarekesi’ni imzalaması, Duyunu Umumiye ile beraber ardından İtilaf Devletlerinin İstanbul ve Anadolu’nun her yerini işgal etmesi, esir millet olmak istemeyen Türk halkı için en karanlık günlerdir.
Bu günlerin umut ışığı 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkarak kurtuluş hareketini başlatan Mustafa Kemal olmuştur. Mustafa Kemal’in amacı, vatanın işgalcilerden temizlenerek, tam bağımsız ve barışsever bir toplum olarak aklın önderliğinde diğer devletlerle uygarlık yolunda ilerlemektir. Mustafa Kemal, amaçla ilgili akılcı eylem için öncelikle araçlarını belirlemiştir.
Bu araçlar; bir millet tasavvuru oluşturmak için insanlarda ümmet anlayışı yerine “millet” duygusunu oluşturmak, milletin gönlüne tam bağımsızlık inancını yerleştirmek ve mücadelenin kadrosu olarak millete güven vermek, topyekûn mücadeleyi yürütecek millete dayanan bir iradeyi, meclisi kurmak ve düşmanlara korku veren, millete dayanan güçlü bir ordu kurmaktı. Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nda izlediği yol, yöntem ve aldığı sonuç Weber’in amaçla ilişkili akılcı eylem ile örtüşmektedir. AKILCI EYLEM Kurtuluş Savaşı sonrası yapılan devrimler Weber’in toplumsal değişimde etkin rol verdiği akılcılık üzerine yapılan değişimlerdir.
Mustafa Kemal, savaş esnasında cephede bile kitap okuyan, çok bilgili, strateji uzmanı, zeki, sorumluluk sahibi, disiplinle çalışan bir asker ve devlet adamıdır. Mustafa Kemal tarih, dil, edebiyat, kamu yönetimi, felsefe, din vb. birçok konuda yaklaşık dört bin kitap okumuş bir entelektüeldir. Batı’nın yaşadığı Aydınlanma döneminden Osmanlı’nın uzak kalmasını, geri kalma nedeni olarak görmektedir.
Aydınlanma Weber’in akılcılaşma kavramının pratik halidir. Mustafa Kemal, toplumu biçimlendiren önceki dönemin geleneksel dine dayalı düşünceleri yerine laik anlayış üzerinde geliştirilen Cumhuriyetin ilanı, hilafetin kaldırılması, Harf Devrimi, Medeni Kanun, Ceza Kanunu, ticaret kanunlarının çıkarılması, kadınların seçme seçilme hakkı, eğitim-öğretim birliği, vb. birçok uygulamalar ile toplumsal değişimi gerçekleştirmiştir. Weber 1930’lu yılları yaşamış olsaydı karizmatik lider için Mustafa Kemal’den başka lider aramaz, amaçla ilişkili akılcı eylem için Kurtuluş Savaşı ve devamındaki Atatürk Devrimleri sürecinden başka örnek vermezdi.