sondakika.com
Son Dakika

Türk süvarileri İzmir’de! - Atilla Can Akarcalı

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ardından geri çekilen Yunan birliklerinin takibi, kuvvetlerin dağınık çekilmesi nedeniyle oldukça güçleşmişti.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ardından geri çekilen Yunan birliklerinin takibi, kuvvetlerin dağınık çekilmesi nedeniyle oldukça güçleşmişti. Fahrettin (Altay) Paşa komutasındaki 5. Süvari Kolordusu, eylülün ilk günlerinde Kula yönüne doğru takibini sürdürmüştü.

4 Eylül tarihli raporlara göre süvari birlikleri; Kula, Durasıllı, Kemaliye ve Menye hattına yayılmış; haber alınamayan 3. Süvari Tümeni ise gece yürüyüşüyle Kiraz’a ulaşmıştı. 4 Eylül sabahı Kula yakınlarında düşmanla karşılaşan 2.

Süvari Tümeni, hızlı bir taarruzla 100 kadar esir alarak şehri fazla zarar görmeden kurtarmıştı. Bu başarılı takip sırasında Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’nın Fahrettin Paşa’ya gönderdiği telgraf, süvari komutanlarına terfi müjdelerini ulaştırarak büyük bir gurur kaynağı olmuştu: “Kardeşim Fahrettin Paşa Hazretleri, Süvarilerimize borcumuzu ödeyeceğiz, fakat daha ileride imha edilecek düşman kuvvetleri bulunduğunu unutmayarak azim ve cesaretinizi sürekli olarak artırmalısınız. Tümen komutanlarınız birer derece terfi etmişlerdir.

Ferik rütbesine terfi işlemlerini başkomutan paşa hazretleri uygun görmüş ve teklif etmişlerdir. Ancak henüz bir yıllık sürenin dolmasına zaman olduğu anlaşılmıştır. Bunun üzerine derhâl Büyük Millet Meclisi takdirnamesi için teklif yapılmış; diğer takdirname ile birlikte rütbenizin en kısa zamanda sağlanacağını ifade etmişlerdir.

Selam temenni muvaffakiyet. Uşak, 3 Eylül 338. - İsmet (İnönü).” DÜŞMAN ARTIK TUTUNAMAYACAK 6 Eylül’de Yunanların tahkim ettiği Milne Hattı’nı yaran süvariler, direnişi kırarak 8 Eylül’de Manisa’ya ulaşmış ancak şehri yakılmış ve harap halde bulmuştu. Fahrettin Paşa, o günkü şehitler arasında Sakarya kahramanı Teğmen Sıtkı ile İzmirli gönüllü milis subayı Suphi’nin de bulunduğunu kaydetmişti.

Aynı gün Torbalı’da ise 3. Süvari Tümeni, Yörük Ali Efe ve milis güçlerinin desteğiyle düşmanı geri çekilmeye mecbur bırakmıştı. 8 Eylül 1922 saat 22.30’da köşeye sıkışan Yunan birlikleri, İzmir Limanı’ndaki Fransız Edgar Quinet kruvazörünün telsiziyle kentin teslimi için görüşme talep etmişti.

Türk komutanlığı görüşme yeri olarak Turgutlu’yu işaret etmişti. Düşmanın Milne Hattı’nı savunamayarak teslim koşullarını sorması üzerine Adala’da toplanan Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ortak bir kanıya varmıştı: Düşman artık İzmir’de tutunamayacaktı! SEVİNÇ GÖZYAŞLARI 1.

Ordu Komutanı Nurettin Paşa, 9 Eylül sabahı saat 06.30’da yayımladığı emirde; yabancı konsolosların kenti teslim etmek için beyaz bayrakla Nif (Kemalpaşa)-Turgutlu yolu üzerinden geleceğini, süvari birliklerinin Kemalpaşa, Torbalı ve Manisa hattındaki başarılı ilerleyişini duyurmuş ve 5. Süvari Kolordusu’na bütün gücüyle İzmir’e girmesi talimatını vermişti. 5.

Süvari Kolordusu Komutanı Fahrettin Paşa, Batı Cephesi Komutanlığı’nın resmi emrini 9 Eylül saat 15.00’te almış olsa da 8 Eylül’de verdiği talimat doğrultusunda süvari tümenleri sabahın erken saatlerinde zaten İzmir’e doğru harekete geçmişti. Bu kapsamda 14. Süvari Tümeni, 9 Eylül sabaha karşı 03.00’te Emiralem İstasyonu’ndan yürüyüşe başlamıştı.

Tümenin öncüsü olan 3. Süvari Alayı, Menemen sırtlarında karşılaştığı Yunan direnişini hızla püskürtmüş; bir subay ve iki erin şehit düştüğü bu çatışmanın ardından tümen, saat 05.00’te halkın sevinç gözyaşları ve coşkulu gösterileri arasında Menemen’e girmişti. İZMİR’E GİRİŞ!

1. Süvari Tümeni, öncüsü 14. Süvari Alayı ile 9 Eylül 1922 saat 03.00’te Manisa’dan hareket etmişti.

Sabuncubeli’nde verilen molanın ardından gün ağarırken Bornova yolu üzerinden İzmir’e doğru yürüyüş sürdürülmüştü. 1. Süvari Tümeni’nin öncü alayını 2.

Süvari Tümeni kıtaları ve tümenin diğer birlikleri takip etmişti. 2. Süvari Tümeni’ne Binbaşı Reşat komutasındaki 4.

Süvari Alayı, ona da Yüzbaşı Şerafettin komutasındaki iki bölük öncülük etmişti. Sokak aralarından açılan azınlık çete ateşlerine aldırmadan ilerleyen kıtaların ön savunmasını üstlenen sekiz er, Halkapınar Köprüsü’nü geçip Darağacı Mevkisi’ne geldiğinde un fabrikasından açılan ani bir ateşle karşılaşmıştı. Bu saldırıda dört asker şehit düşmüş ve İzmir’e girişin son şehitleri olarak tarihe geçmişti.

4. Süvari Alayı, un fabrikasındaki düşmanı derhal etkisiz hale getirmiş; Mersinli’deki görevini tamamlayan Yüzbaşı Zeki (Doğan) komutasındaki birlik de şehre girmişti. Yüzbaşı Şerafettin; yanında Teğmen Hamdi ve Teğmen Ali Rıza ile Kordonboyu’ndan ilerlerken arkalarından 4. ve 20.

Süvari Alayları şehre yürümeye devam etmişti. MUSTAFA KEMAL BELKAHVE’DE Üç süvari tümeni de İzmir ve Karşıyaka’ya aynı saatlerde ulaşmıştı. Bir yanda azınlık çetelerinin açtığı ateşler, diğer yanda Türk halkının sevinçle serptiği çiçekler arasında ilerleyen birliklerden Yüzbaşı Şerafettin, saat 10.30’da İzmir Hükümet Konağı’na; Yüzbaşı Zeki (Doğan) ise Konak’taki kışlaya şanlı Türk bayrağını çekmişti.

Bayrak çekilirken üç yıl önce Yunanlar tarafından şehit edilen Albay Süleyman Fethi Bey ve arkadaşlarının aziz hatıraları da saygıyla anılmıştı. Bu tarihi anlardan yaklaşık bir saat sonra Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, silah arkadaşlarıyla birlikte İzmir’i ilk kez seyredeceği Belkahve’ye ulaşmıştı. 9 Eylül 1922 saat 15.00’te İzmir’in kurtarıldığı haberini alan 5.

Süvari Kolordusu Komutanı Fahrettin Paşa, Hükümet Konağı’na ulaşmış ve müjdeyi kurmay yüzbaşısı vasıtasıyla Batı Cephesi Komutanlığı’na iletmişti. O gün Türk birliklerinin aldığı esir sayısı dört bini bulurken, İtilaf Devletleri’nin savaş gemileriyle dolu olan İzmir Limanı’ndaki Yunan gemileri Uzunada yönüne kaçmıştı. Fahrettin Paşa, bu tarihi günü hatıratına şöyle kaydetmişti: “9 Eylül günü süvariler için tarihî ve şerefli bir gün olarak geçti.(...) Teğmen Enver gibi İzmir tablosu ilk gözüme çarptığı vakit bende de hasıl olan heyecanı tarif edemem.

O anda maddi hiçbir şeyin hakiki değer taşımadığını tam manasıyla hissettim. İşte bu an hayatımın en mesut anı olmuştur.” Bu duygu ve düşüncelerle, İzmir’in düşman işgalinden kurtarılışının 104. yılında; başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Kurtuluş Savaşı’nın tüm komutanlarını, kahraman askerlerimizi ve kentin kurtarılmasında hayati rol oynayan şanlı Türk süvarilerini rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. --- Kaynakça - Fahri Belen, Büyük Türk zaferi. MEB Basımevi, 1970. - Celal Erikan, (Haz.

Rıdvan Akın). Kurtuluş Savaşı Tarihi. Türkiye İş Bankası Kültür Yay., 2023. - Fahrettin Paşa (Altay), 10 Yıl Savaş ve Sonrası (1912-1922), İnsel Yay., 1970. - Fahrettin Paşa (Altay), İstiklal Harbimizde Süvari Kolordusu, İnsel Yay., 1949. - Genelkurmay Başkanlığı, Türk İstiklal Harbi: Cilt II, Batı Cephesi, 6.

Kısım, 3. Kitap- Büyük Taarruzda takip harekâtı (31 Ağustos- 18 Eylül 1922). Genelkurmay Basımevi,1969. - Mesut Uyar, Türk’ün iki asırlık makûs talihini değiştiren muharebe: Büyük Taarruz.

Toplumsal Tarih, s.344, 2022. ATİLLA CAN AKARCALI TARİHÇİ, YAZAR

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

2 kaynak

Gündem haberleri

Tümü