TBMM Genel Kurulu'nda "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin görüşmelerine başlandı. Teklifin tümü üzerinde söz alan Yeni Yol, İYİ Parti, CHP ve DEM Parti milletvekilleri, farklı yönlerden eleştirdikleri düzenlemenin çocuk suçluluğunun temel nedenlerini ortadan kaldırmadığını savundu.
Muhalefet temsilcileri, çocukların hem mağdur hem de suça sürüklenen bireyler olarak korunmasını esas alan sosyal politika ve önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdiler.
Yeni Yol: "Çocuk hem mağdur hem fail olabilir"
Yeni Yol Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Elif Esen, teklifin mevcut haliyle çocuk suçluluğuna çözüm üretmeyeceğini söyledi. Çocukların hem mağdur hem de fail olduğu olayların toplumda derin yaralar açtığını belirten Esen, ağır suçlarda adalet talebinin meşru olduğunu, ancak çocukların yetişkinlerle aynı cezalandırma anlayışı içinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Çocuk adalet sisteminin cezalandırıcı değil, koruyucu ve rehabilite edici bir anlayışla yeniden yapılandırılması gerektiğini belirten Esen, kapsamlı bir sistem değişikliğine ihtiyaç bulunduğunu söyledi:
Bu haliyle bu kanun teklifi sorunları çözmekten uzak; derde derman olmaz. Yaşananlar ve veriler bize kapsamlı bir çocuk adalet sistemi kurulmasının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu gösteriyor. Evladını kaybeden ailelerin adalet talebi elbette haktır, ancak ceza verilecek kişinin çocuk olduğu gerçeği de göz ardı edilmemeli. Hassas terazi burada vicdanlarımızla birlikte işlemelidir.
İYİ Parti: "Yasama süreci sağlıklı yürütülmedi"
İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ise düzenlemenin hazırlanış biçimini eleştirdi. Teklifin milletvekillerine yeterli inceleme süresi tanınmadan komisyonda görüşüldüğünü, ilgili tali komisyonun devre dışı bırakıldığını ve komisyon çalışmalarının gece yarılarına kadar sürdürülmesinin sağlıklı müzakereyi engellediğini söyledi.
Ayrıca teklifin uygulanmasından sorumlu bürokratların komisyon toplantılarına katılmamasını ve etki analizi ile maliyet çalışmasının sunulmamasını önemli eksiklikler arasında gösterdi:
"Yedi ayrı kanunda değişiklik öngören bu kadar kapsamlı bir teklifin kırk sekiz saat içinde görüşülmeye başlanması milletvekillerinin sağlıklı değerlendirme yapmasını engelledi. Tali komisyonun devre dışı bırakılması ve uygulamadan sorumlu bürokratların komisyona gelmemesi yasama sürecinin niteliğini zayıflattı. Etki analizi ve kurumsal kapasite planlaması da hâlâ Meclis'e sunulmuş değil."
CHP: "Çocuk suçluluğu on yılda katlanarak arttı"
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, teklifin çocuk suçluluğunun nedenleri yerine çocuk kavramını yeniden tanımlamaya yöneldiğini savundu. Dijital şiddet, ekonomik kriz ve sosyal sorunların çocukları suça sürükleyen başlıca etkenler olduğunu belirten Kara, resmi verilerin son on yılda çocukların karıştığı ceza dosyalarında dramatik bir artış yaşandığını gösterdiğini söyledi. Bu artışın nedenlerinin araştırılması gerektiğini ifade eden Kara, sorunun yalnızca ceza hukukuyla çözülemeyeceğini vurguladı:
"Bugün asıl sormamız gereken soru, çocukları suça sürüklenmekten nasıl koruyacağımızdır. 2025 yılında ceza mahkemelerine 254 bin dosya geldi ve 267 bin çocuğun suça sürüklendiği tespit edildi. Bu sayı 2015 yılına göre katlanarak arttı. Bu artışın nedenlerini sorgulamadan yalnızca cezaları tartışmak sorunu çözmeyecektir."
DEM Parti: Çözüm cezada değil sosyal politikalarda
DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Altın Güneş ise teklifin en büyük eksikliğinin çocuk adalet sisteminin temel ilkeleri olan koruma, önleme ve onarma mekanizmalarını yeterince içermemesi olduğunu söyledi. Çocukların suçla karşılaşmasını engellemenin yolunun yoksulluk, ayrımcılık ve eğitimden kopuş gibi yapısal sorunlarla mücadeleden geçtiğini belirten Güneş, cezaevlerinin çocuklar için ilk seçenek olmaması gerektiğini ifade etti.
Rehabilitasyon, onarıcı adalet ve toplumsal bütünleşmeyi esas alan bir sistem kurulmadan çocuk suçluluğunun azaltılamayacağını savundu:
"Çözüm cezada değil, sosyal politikalardadır. Koruma; yoksulluğun, ayrımcılığın ve eğitimden kopuşun önüne geçmektir. Önleme; çocukların suç ortamına sürüklenmesini engellemektir. Onarma ise çocuğu demir parmaklıklar arkasına atıp unutmak değil, rehabilitasyon ve onarıcı adalet mekanizmalarıyla yeniden topluma kazandırmaktır."
Konuşmaların tamamlanmasının ardından TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, Genel Kurul birleşimini kapatarak kanun teklifinin görüşmelerine 6 Ağustos Perşembe günü saat 14.00'te devam edilmesine karar verildi.
Bilgi kutusu | Teklif çocuk adalet sisteminde neyi değiştiriyor?
TBMM'de görüşülen teklif, çocukların ceza adalet sistemi içindeki konumuna ilişkin çeşitli yasalarda değişiklik öngörüyor. Düzenlemenin temel amacı, kamuoyunda infial yaratan bazı ağır suçların ardından çocuklar bakımından uygulanacak yargılama ve infaz hükümlerini yeniden düzenlemek olarak öne çıkarılıyor:
► Çocuklara uygulanacak koruma tedbirleri ile ceza muhakemesi hükümlerinde değişiklikler yapılıyor.
► Suça sürüklenen çocuklar bakımından bazı suçlarda daha ağır yaptırımlar ve farklı infaz uygulamalarının önü açılıyor.
► Çocukların soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde uygulanacak bazı usuller yeniden düzenleniyor.
►Çocukların ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesi ve infaz sürecine ilişkin bazı hükümler değiştiriliyor.
Düzenleme yalnızca Çocuk Koruma Kanunu'nu değil, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve infaz mevzuatı dahil yedi ayrı kanunda değişiklik içeriyor.
Muhalefet partileri ise teklifin, çocukları suça sürükleyen yoksulluk, eğitimden kopuş, aile içi şiddet, bağımlılık, sosyal dışlanma ve psikososyal destek eksikliği gibi nedenlere yeterince odaklanmadığını savunuyor. Muhalefete göre çocuk adalet sisteminin temelini "koruma, önleme ve onarma" ilkeleri oluşturmalı; cezalandırma ise son çare olmalı.