İsim şu: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.” Yalan içeren bir başlık. Aşağıda yazacağım. Doğrusu şu olmalıydı: “Dananın Kuyruğunun Kopacağı Büyük Seçime Giderken DEM ve Kürt Siyasi HareketiniSeçmenini Yanımıza Çekme ve Seçim İttifakı Yapma Amacına Yönelik olarak PKK’lilere Şartlı Af Getirme Salıverme Yasa Tasarısı.” Hay Allah epey uzun kaçtı farkındayım, buna kısa bir başlık bulmak zordur.
Bu çıkarılacak yasaya karşı değilim. PKK’nin tüm silahlarını teslim etmesi, dağılması, Kandil’i boşaltması karşılığında, hapishanelerdekilere yönelik şartlı af (veya infaz ertelemesi) ve dışarıdakilerin de teslim olması, şüphesiz ülke yararınadır, karşılıklı iyi bir “takas” diyebiliriz. BU SALT BİR ÇERÇEVE Ama bu sadece bir “çerçeve yasa”.
Yani yeni yasalarla konu derinleşecek, hele yeni anayasa ile. İktidar, sonraki adımları saklıyor. İmralı, PKK ve DEM açısından bakıldığında, bu “al-ver” den “zararlı” çıktıklarını söyleyen çıkacaktır.
Nitekim İmralı bunun farkında ve dünkü yazımda naklettiğim sözlerini anımsayın: Bu 1000 km’lik menzilin ilk adımı. Daha ortak bir “demokratik Cumhuriyet” kuracağız. Uzun ince bir yolculuk bu yasa tasarısı ile başlıyor.
İmralı yanı başındaki devlet ile (yani iktidarla) yaptığı görüşmelerde sonraki adımlar konusunda şüphesiz bilgi sahibidir. DEM ve PKK dahil. AKP planları halktan saklıyor.
Şu çerçeve yasa tasarısını bile göstermeden herkesten imza alma girişiminde bulunma cesaretlerine hayran kaldım. İmzayı at, gerisini merak etme sen. BAHÇELİ’NİN ROLÜ Bir ara not sıkıştırayım: Devlet Bahçeli, hükümetin bir nolu destekçisi ve ayakta tutucusu, iki yıla yakın bir nakaratı tekrar ediyor: “Öcalan umuda, Ahmetler göreve, Demirtaş evine...” Ahmetler ve Demirtaş, çıkıp tıpış tıpış görevlerine evlerine mi dönecekler?
Devlet Bahçeli’nin bunu bize söylemesine gerek yok, iktidara artık tamam, bunları yap demesi yeterli. İktidarın bu sözleri taktığı yok. Yoksa aralarında iyi polis kötü polis rol ayrımı mı var?
“Sen umut dağıt, ben sesimi çıkarmayayım.” Bahçeli’nin gücü yeterli değil mi yoksa? Muhalefetin her kesimine mavi boncuk dağıtarak puan toplaması bir işe yaramıyor. İnandırıcı da olmuyor.
Daha kötüsü iktidarda zayıflığını gösteriyor. Ayrıca Bahçeli’nin cebindeki mavi boncuklar, iktidarın siyasi Kürt programı ile ilgili. Mesela Gezi esirleri, Kavala, Can Atalay hakkında konuşmuyor.
Özgür Özel ’e yeni rüşvet fezlekesinin ıcığını cıcığını biliyor ama susuyor, yani demokrasi havarisi değil kendileri. Kürt politikası çerçevesinde önümüzdeki seçimlerde Erdoğan ’ın yeniden seçilmesini sağlayacak programın zemin hazırlayıcısı. İKİ TEMEL KONU Bahçeli, Öcalan umuda, diyerek aslında sonraki programın işaretini veriyor.
Çünkü Kürt siyasiler ekranlarda çerçeve programın sonrasını anlatıyorlar. Öcalan’a benzer şekilde: Kürt tanınmıyor anayasada. Esas sorun burada.
Bunu değiştirecekler, anayasal vatandaşlık talebi Kürt siyasetinin özünü oluşturuyor. İkincisi de dil. Demokratik Cumhuriyetten anladıkları yurttaşların demokratik hak ve özgürlüklerini rahat ve korkusuzca kullanmaları değil.
Üst yapı olarak iki ayrı yapı, “mesela Belçika modeli” ni gündeme taşımaya başladılar. İkinci bir resmi dilli yapı. TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞME Mİ?
Türkiye’nin bir yandan mengeneleri yavaş yavaş sıkılır, iktidar aleyhine paylaşımlar yapıyor yazılar yazıyorsun, dikkat et diye insanlar avcılıklara çağrılır ve mahkemelerin önüne çıkartılırken... Antalya’da günde 22 ilaç alan kişi baskıyla metaformoza uğratılırken ve Özgür Özel’e milyonlarca para, rüşvet vb. verdikleri diz çökertilerek söylettirilirken... YENİ Parti’yi doğarken boğma tezgahı düşünülürken...
“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” gibi ucube bir isim devreye sokuluyor. Milletin yarısından fazlası iktidara muhalif. Kürt siyasi hareketiyle gelecek planlanırken, bu yarısından fazlası ise, özellikle ana muhalefet partisi her türlü eziyete müstehak... ‘NE İLGİMİZ VAR’ LAFAZANLIĞI Ama biliyorsunuz iktidarı bu işlerle ilgisi yok, yargı bağımsız özgür tarafsız işini yapıyor, diyor dün “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” yasa tasarısını gazetecilere anlatan grup başkanvekili Abdullah Güler.
Güler misin ağlar mısın? Seçimlere beş kala İmralı ile iktidarın, cumhurbaşkanı seçiminde ortak hareket için imza töreni gerçekdışı görüntüsü canlandı gözümde. Tövbe estağfurullah!