Dizi film izlediğini, arabesk müzik sevdiğini, antika araba, yüzük ve tespihe meraklı olduğunu bilmeyen yok. Evde yapboz oyunu seviyor mu bilmem ama tahminim sevdiği yönünde. Yoksa sadece siyaset üzerinde mi yapboz oyunu oynamayı seviyor acaba?
Bahçeli ’den söz ettiğimizi anlamışsınızdır. Yakın siyasi tarihimizin bütün kırılma noktalarında, ciddi dönüşümlerde Bahçeli’nin imzasını görürüz. Hükümet mi kurulacak, hükümet mi yıkılacak, erken seçim kararı mı alınacak, seçim sistemi, hatta rejim mi değişecek ona Bahçeli karar verir.
Gerçi artık güvenlik politikasının değişmesine de artık o karar veriyor ya. Neyse, bugün konumuz o değil. Bugünkü garabet tek adam sisteminin kurucu babası Bahçeli’ydi.
15 Temmuz darbe girişiminden üç ay sonra aniden ortaya çıkıp meclis grubunda “Ya cumhurbaşkanı anayasal suç işlememek için anayasal sınırlarına çekilmeli ya da yeni bir sisteme geçilmelidir” diye konuştu. Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz. AKP’nin arayıp bulamadığı destek Bahçeli’den gelince hemen çekmecede duran cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dedikleri, bizim ise tek adam rejimi dediğimiz sistem için harekete geçildi.
MHP’nin ve mühürsüz oyların desteğiyle kanun yürürlüğe girdi. 2018’deki ilk turda cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan , 2023 seçimlerinde ikinci tura kaldı. Pabucun bu kez pahalı olduğu görüldü.
Şu anki mevcut durum daha da kötü. Kimsenin 50+1 sisteminde ittifaklara rağmen kazanma şansı yok. Bu ekonomik tabloda Erdoğan’ın hiç.
Artık montajlı Kandil kasetleri de işe yaramaz. Durum vahim. Bahçeli ne güne duruyor.
Hoop! Yeniden “Seçim sistemini değiştirelim” çıkışı. İyi de bu sistemi isteyen kendisiydi.
Ne oldu da iki seçim geçince vazgeçti. Değiştirelim değiştirmesine de Bahçeli’nin istediği değişiklik ne yönde olacak? Daha demokratik, kuvvetler ayrılığına dayalı ve temsilde adaleti sağlayacak parlamenter sisteme dönüş mü yoksa Erdoğan’ın daha kolay seçilmesini sağlayacak bir değişiklik mi?
Mesela; ilk turda en çok oyu alanın cumhurbaşkanı seçilmesini sağlayan bir seçim kanunu gibi. Söz konusu öneriyi getiren Bahçeli olunca önceden bir şey söylemek pek mümkün değil. Zira pek öngörülemez çıkışları olan bir siyasetçi.
Aslında siyaset mühendisi demek daha doğru sanki. Parlamenter bir sistemi de önerebilir, Erdoğan’ın daha kolay seçilmesini ve sınırsız kez seçime girmesine cevaz veren bir öneriyi de istiyor olabilir. Seçim sistemini en çok değiştiren ülkeler sıralaması yapılsa konuda liderliği hiçbir ülkeye kaptırmayız evelallah!
1968-1980 arasındaki dönemi ve 1999 seçimlerini saymazsak her seçim öncesinde seçim sistemi değişmiştir. Seçim sistemini değiştirme hamleleri tabii ki iktidar partilerinden gelmiştir. İktidar partilerinin seçim sistemleri ile bu kadar sık oynamalarının nedeni temsilde adaleti sağlamak gibi ulvi bir niyetten ötürü değil, siyaset mühendisliği yaparak iktidar ömrünü uzatmaktır.
Seçim kanunları üzerinden siyaset dizaynı yapmak her zaman beklenilen sonucu da vermiyor. Muhalefette olan bir partinin itiraz ettiği seçim kanunu iktidardayken sahiplendiğine çok tanık olduk. Ya da iktidardayken daha adil bir seçim sistemi isteyen muhalefetin taleplerini reddeden bir parti, muhalefete düşünce aynı talepleri bu kez kendisi istiyor.
Bahçeli’nin teklifi parlamenter sisteme geçilmeyi öneriyorsa eyvallah! Ama Erdoğan’ın daha kolay seçilmesini sağlayacak “İlk turda en çok oyu alan seçilir” tarzında bir değişiklikse buna onay veren muhalefet kendi ipini çeker.