sondakika.com
Son Dakika

FETÖ... SETÖ-METÖ!

Gündemde Süleymancılar operasyonu var.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Gündemde Süleymancılar operasyonu var. Bir yandan operasyonun mali boyutunun ne kadar büyük olduğu bilgisi aktarılıyor, bir yandan çerçevesinin çok dar olduğu, herhangi bir dini gruba yönelik olmadığı özenle vurgulanıyor! 15 Temmuz sürecinde FETÖ’nün üzerine gidiliş şekli, bu tür yapıları tümüyle ortadan kaldırmak yerine sadece iktidara karşı olan bir hain oluşumu sindirmek, dize getirmek diye özetleyebileceğimiz bir yaklaşımdı.

Biz de buna dikkat çekip birkaç kez bu köşede şöyle demiştik: Bugün FETÖ gider, yarın SETÖ gelir... O gider METÖ gelir! Bu tablo o günlerde zaten görünen bir gerçekti.

Olayı yıllar öncesinden en kapsamlı şekilde kaleme alan, “Böyle giderse 2000’li yıllarda şunlar olur” diye uyaran Uğur Mumcu ’ydu. 1988’de kaleme aldığı kitabın başlığı şuydu: Tarikat, siyaset, ticaret! *** Süleymancılar operasyonunun iç-dış çok önemli boyutları var. Ana hatlarıyla sıralayalım: 1- Bütün sorun toplumun inancını, dini değerlerini maddi-manevi güce çevirmek.

Dini vicdandan alıp cüzdana koymak! Buna temelden karşı çıkılmadığı sürece başta vurguladığımız tablo kaçınılmaz olur. 2- Bu tür yapılar toplum içinde yer edinirken kendilerini öyle bir güçle örüyorlar ki satırlara sığmaz.

Buna inanacak bir kesim olmasını ayrıca değerlendirilmek gerekir! Siz Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevlerini özel sözleşmelerle eğitimle ne kadar ilgisi olduğu belirsiz oluşumlarla paylaşırsanız bunların peşinden gidenleri de artırırsınız. 3- Hukuk kurallarını zorlayan hiçbir oluşum devletin içinde yuvalanmadan, iktidarlardan destek almadan uzun süre ayakta kalamaz.

Ankara’da hangi bakanlıkta hangi tarikatın ağırlıklı olduğu tartışması yapılıyorsa ötesi var mı? 4- Konunun uluslararası boyutu on yılları aşan bir derinlik. FETÖ ABD merkezliydi, Süleymancıların ve benzer yapıların Almanya merkezli olduğu dikkati çekiyor.

Toplumun belli bir kesimini peşine takmayı başarmış, ülke yönetiminin fiili dokunulmazlık sağladığı, fevkalade alakaya mazhar bir kişiyi hangi ülke servisi kullanmak istemez ki? 5- Duruma uygun sözlerden biri şu: Güç yozlaştırır, mutlak güç mutlaka yozlaştırır! Bunun en ders verici örneğini FETÖ’de yaşadık.

Kendinde, kurumları ve iktidarları yönetme gücü gören bir yapının neler yapabildiği hâlâ belleklerdeyken Süleymancılar operasyonunu öze dokunmadan yapmanın maliyetinin yüksek olmamasını diliyoruz. 6- Bir de şiddet boyutu var. Her türlü gücü giyen bir yapı “zarar vereni” etkisizleştirmeyi de faaliyet alanına sokmuş görünüyor.

Süleymancıların mirasçılarından Arif Ahmet Denizolgun ’un ölüm nedenine ilişkin soru işaretlerinin ne ölçüde giderileceğini merakla bekliyoruz. *** FETÖ, SETÖ, METÖ ve benzer oluşumlara kökten çözüm istemeyenler, bir başka deyişle buralardan arka bahçe olabileceği düşüncesinde olanlar, “cumhuriyetin dindarlara yaptığı” diye başlayıp konuyu toptanlaştırmaya kalkıyorlar. Her şey bir yana Kurtuluş Savaşı’nın örgütlenmesi sürecinde kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin en az 40’ının başkanı ya müftü ya imamdı. Milli Mücadele’ye onlar da katıldı.

Cumhuriyetle birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu. Bu alanda da boşluk bırakılmadı. Bu kurum görevini tam olarak yapsa başka oluşumlar da zemin bulamaz.

Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan beklentimiz tüm Türkiye’yi değerleriyle birlikte kucaklaması, başkanların sözleri ve yaşantılarıyla gündeme gelmemesi. Bu alandaki soruların büyük çoğunluğuna yanıt verebilecek bir kitabı önceki dönem Diyanet İşleri başkanlarından Prof. Dr.

Ali Bardakoğlu kaleme almıştı. Adı da şuydu: Yüzleşme!

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü