Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Derneği (KAPI), genç kadınların demokratik katılımına ilişkin saha bulgularını raporlaştırdı. “Gençlerin Demokratik Katılımını Güçlendirme Yerel Eğitimleri Saha Bulguları Raporu” başlıklı çalışma, KAPI ile KALBEN Derneği’nin işbirliğiyle deprem bölgesindeki Gaziantep, Hatay ve Adana’da yapılan çalışmalara dayandı. Yayımlanan raporda, genç kadınların sivil toplum çalışmalarına ilgisinin yüksek olduğu ancak bu katılımın çoğunlukla eğitim, atölye ve proje süresiyle sınırlı kaldığı belirtildi.
Raporda, eğitim sonrasında genç kadınların düzenli olarak dahil olacağı bir yapının, üstlenecekleri görevlerin veya kullanabilecekleri kaynakların çoğu zaman belirlenmediğine dikkat çekildi. Bu nedenle eğitimlerin yarattığı bilgi ve farkındalığın kalıcı bir demokratik katılıma dönüşemediği ifade edildi. ‘İSTEKSİZLİK DEĞİL’ Raporda gençlerin demokratik süreçlere katılımının düşük olmasının “gençlerin isteksizliği” ile açıklanamayacağı vurgulandı. Özellikle bakım sorumluluğu bulunan, eğitim veya istihdam dışında kalan ya da sosyal destek ağları sınırlı gençlerin katılımının önünde ekonomik, sosyal ve mekânsal engeller bulunduğu belirtildi.
Genç kadınlar açısından toplumsal cinsiyet rolleri, aile ve çevre baskısı, ve güvenlik kaygılarının da katılım maliyetini artırdığı kaydedildi. Raporda, genç kadınların daha fazla toplantıya veya eğitime davet edilmesinin tek başına yeterli olmadığı ifade edildi. Genç kadınların programların gündemini belirleme, kaynakların kullanımına karar verme ve faaliyetleri değerlendirme süreçlerinde gerçek yetkiye sahip olması gerektiği belirtildi.
Cumhuriyet’e konuşan Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı başkanı, siyaset bilimci akademisyen Dr. Ayşe Kaşıkırık, sahada üç temel tespit gördüklerini belirtti. “Gençlerin siyasete ilgisiz olduğu bir klişe haline gelmiş.
Bence bu klişeyi sorgulamak lazım” diyen Kaşıkırık, sorunun gençlerin isteksizliğinden önce karar alma mekanizmalarının gençlere ne kadar açık olduğuyla ilgili olduğunu söyledi. ‘MEKANİZMA GÜÇLENMELİ’ İkinci olarak demokratik katılımın yalnızca seçimler ve sandık üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kaşıkırık, gençlerin siyaseti deneyimleyebileceği yerel mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kaşıkırık’ın üçüncü tespiti ise gençlere yönelik eğitimlerin tek başına yeterli olmadığı yönünde oldu. Kaşıkırık, “Eğitim ve gerçek katılım gerekiyor” dedi.
Kaşıkırık, gençlerin katılımını artırmak için onların yaşam koşullarının da dikkate alınması gerektiğini belirtti. TÜİK’in 2025 yılı verilerine göre Türkiye’de ‘Ne eğitimde ne istihdamda’ (NEET) olan gençlerin oranının yüzde 23,3 olduğunu aktaran Kaşıkırık, gençlerin karar alma mekanizmalarına dahil edilmesi için motivasyon sağlayacak alanların oluşturulması gerektiğini söyledi. Kaşıkırık, “Asıl gençlere nasıl bir motivasyon sağlayacağımız, onları nasıl bu tarz yönetim kademelerine çekebileceğimiz, ev ortamından çıkartabileceğimiz ve motivasyon verebileceğimiz önem kazanıyor” ifadelerini kullandı.