sondakika.com
Son Dakika

Türkiye iktisadının öncülerinden Prof. Dr. Gülten Kazgan toprağa veriliyor

Türkiye iktisadının en önemli akademisyenlerinden, "Hocaların hocası" olarak anılan Prof. Dr. Gülten Kazgan bugün öğle namazının ardından Çamlıca Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Kazgan Perşembe günü 99 yaşında vefat etmişti.

Kapak görseli son-dakika.com tarafından üretildi

20 Ağustos Perşembe günü aramızdan ayrılan, Türkiye’de iktisat düşüncesinin, tarım ekonomisi ve kalkınma çalışmalarının öncü şahsiyetlerinden; Türkiye ekonomisinin tarımdan sanayileşmeye, dışa açılmadan krizlere ve küreselleşmeye uzanan dönüşümünü uzun dönemli ve ekonomi-politik bir çerçevede çözümleyen başlıca iktisatçılardan Prof. Dr. Gülten Kazgan için cenaze töreni, 22 Ağustos 2026 Cumartesi (bugün) öğle namazının ardından Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde yapılacak.

Kazgan’ın cenazesi, namazın ardından Çamlıca Mezarlığı’nda defnedilecek.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nin kıdemli öğretim üyelerinden, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kurucu rektörü Prof. Dr. Gülten Kazgan’ın vefat haberini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti, “Hocaların hocası Prof. Dr. Gülten Kazgan’ı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz” sözleriyle duyurdu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi de Kazgan’ın üniversitenin kuruluşunda öncü rol üstlendiğini ve akademik vizyonuyla kurumun temellerinin atılmasına katkıda bulunduğunu açıkladı

Prof. Dr. Gülten Kazgan’ın yaşamı ve yapıtları

Gülten Kazgan’ın Türkiye iktisadı açısından önemi, yalnızca birkaç kuşak iktisatçının yetişmesine yaptığı katkılar dolayısıyla haklı olarak edindiği “hocaların hocası” vasfından ibaret değildi. Prof. Dr. Kazgan, “soyuttan somuta yükselen” yaklaşımıyla Türkiye ekonomisinin tarımdan sanayileşmeye, dışa açılmadan krizlere ve küreselleşmeye uzanan dönüşümünü, bütün alanların birbirleriyle ilişkileri ve Türkiye’nin dünya ekonomisi içindeki yeri üzerinden uzun dönemli bir çerçevede çözümledi. Böylece Türkiye’yi genel iktisat teorilerinin yalnızca bir uygulama alanı olarak görmek yerine, kendi tarihsel belirlenimleri içinde kavranması gereken ekonomik bir bütün olarak ele alarak bir “Türkiye iktisadı”nın kuruluşuna paha biçilmez katkıda bulundu.

5 Haziran 1927’de İstanbul’da doğan Kazgan, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nin ardından 1946’da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğrenimine başladı. 1950’de mezun oldu. Kısa süre Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nda çalıştıktan sonra, Türkiye’de iktisat alanında henüz sınırlı sayıda kadın akademisyenin bulunduğu bir dönemde, mezun olduğu fakültenin öğretim kadrosuna asistan olarak katıldı

“Tarımsal Gelirin İstikrarsızlığının Uzun Dönem Eğilimleri” başlıklı teziyle doktorasını tamamladı. 1957’de Rockefeller bursuyla, doktora sonrası çalışmaları içi Chicago Üniversitesi’ne gitti ve daha sonra Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazanacak Theodore W. Schultz ile iki yıl çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra “Türkiye Ziraatında Arz Fonksiyonu” başlıklı doçentlik tezini hazırladı ve 1961’de doçent oldu.

Tarımı Kazgan için yalnızca tarım değildi

Kazgan’ın akademik çalışmalarının ilk önemli alanı tarımsal ekonomiydi. Ancak onu Türkiye iktisat yazınında ayrı bir yere taşıyan, tarımı kapalı bir sektör olarak değil, kalkınma, gelir bölüşümü, sanayileşme ve dış ticaretle ilişkileri içinde ele almasıydı.

1960’larda yayımlanan Tarım Ekonomisi ve İktisadi Gelişmebaşlıklı çalışmasında Türkiye tarımının verimlilik, fiyat, gelir ve yapısal dönüşüm sorunlarını iktisadi gelişme çerçevesinde inceledi. Doktora ve doçentlik çalışmalarından beslenen bu yaklaşımı daha sonra Tarım ve Gelişme başlıklı yapıtında genişletti.

Kazgan’ın tarım çalışmalarında belirginleşen temel meselelerden biri, Türkiye ekonomisinin farklı kesimleri arasındaki kaynak ve gelir aktarımı süreçleriydi. Özellikle 1980 sonrasında tarımın göreli gelir kaybını, Türkiye’nin dışa açılma politikalarını, tarımsal desteklerin niteliğini ve dış ticaret koşullarını birlikte ele aldı. 1992’de yayımlanan bir çalışmasında 1980’lerde liberalizasyon ve dış ticaret hadlerindeki bozulmanın tarımda üretkenlik ve üretim artışını yavaşlattığını, gelir dağılımını tarım aleyhine çevirdiğini ve tarımsal ithalatı artırdığını savunuyordu.

Ekonomiyi yalnızca büyüme oranları, fiyatlar ya da tek tek piyasalardan değil; sektörler, toplumsal kesimler, devlet politikaları ve dünya ekonomisi arasındaki ilişkilerden hareketle çözümleme yaklaşımı, Kazgan’ın sonraki çalışmalarının da ayırt edici özelliği oldu

İktisat düşüncesini kuşaktan kuşağa taşıyan yapıtı

Kazgan’ın en etkili yapıtlarından biri olan İktisadi Düşünce / Politik İktisadın Evrimi, Türkiye’de iktisat öğrencilerinin birkaç kuşağı için temel başvuru kitaplarından biri haline geldi.

Kitapta, klasik politik iktisattan Marx’a, marjinalistlerden Keynes’e ve çağdaş iktisat akımlarına uzanan iktisadi düşünce çizgisini, yalnızca teorilerin sıralandığı bir tarih olarak değil, bu teorileri doğuran ekonomik ve toplumsal koşullarla birlikte ele aldı.

Kazgan’ın iktisat öğretimine yaklaşımı da bu anlayışla bağlantılıydı. 1987’de ODTÜ Gelişme Dergisi’nde yayımlanan “İktisat Nasıl Okutulmalı?” başlıklı makalesi, iktisat eğitiminin yalnızca matematiksel tekniklere ve soyut modellere indirgenmesine karşı tarihsel ve kurumsal boyutların önemini tartışıyordu.

Daha sonraki çalışması Liberalizmden Neoliberalizme ise İktisadi Düşünce’nin bıraktığı yerden hareketle neoliberalizmin teorik temellerini ve uygulamadaki sonuçlarını değerlendirdi.

Türkiye ekonomisinin uzun dönemli okunması

Kazgan’ın Türkiye ekonomisine ilişkin çalışmalarının merkezinde, ülkenin dünya ekonomisiyle kurduğu ilişkinin iç ekonomik yapıyı nasıl dönüştürdüğü sorusu yer alıyordu.

Ekonomide Dışa Açık Büyüme, Türkiye’nin dış dünya ile bütünleşmesini ve büyüme modelinin dış kaynaklara ve dış ticarete bağlılığını ele alan erken çalışmalarından biriydi. Yeni Ekonomik Düzende Türkiye’nin Yeri ve daha sonra Küreselleşme ve Ulus-Devlet: Yeni Ekonomik Düzen, aynı soruyu 1980 sonrası sermaye hareketlerinin serbestleşmesi ve küreselleşme bağlamında yeniden tartıştı.

Kazgan’ın yaklaşımında Türkiye ekonomisinin 1980 sonrasındaki dönüşümü yalnızca “dışa açılma” olarak okunamazdı. Sermaye hareketlerinin serbestleşmesi, devletin ekonomideki işlevinin değişmesi, finansallaşma, gelir dağılımındaki bozulma ve ekonominin uluslararası sermaye hareketlerine karşı kırılganlaşması aynı sürecin parçalarıydı.

Bu uzun dönem yaklaşımı en kapsamlı ifadesini Tanzimat’tan 21. Yüzyıla Türkiye Ekonomisi: Birinci Küreselleşmeden İkinci Küreselleşmeye kitabında buldu. Kazgan burada Osmanlı’nın dünya ekonomisiyle bütünleşmesinden Cumhuriyet’in devletçi sanayileşmesine, savaş sonrası ithal ikameci modele ve 1980 sonrası neoliberal dönüşüme kadar yaklaşık bir buçuk yüzyıllık ekonomi tarihini ortak bir çerçeve içinde değerlendirdi.

Krizler: Tekil kazalar değil, ekonomi politiğin işleyişinin sonuçları

Kazgan’ın Türkiye ekonomisinin işleyişine önemli katkılarından biri de ekonomik krizleri birbirinden kopuk mali kazalar olarak değil, büyüme modelinin ve ekonomi politikasının ürettiği kırılmalar olarak incelemesiydi.

Türkiye Ekonomisinde Krizler kitabının ilk baskısında 1929, 1958, 1978 ve 1998 krizleri ekonomi-politik açıdan ele alınmıştı. Daha sonraki baskıya 2008 küresel krizini de ekleyerek incelemeyi 2009’a kadar genişletti.

Bu çalışmalarında dış borçlanma, döviz ihtiyacı, büyümenin finansmanı, sermaye hareketleri ve iç gelir bölüşümü arasındaki bağlantıları öne çıkardı. Böylece Türkiye ekonomisindeki krizleri yalnızca yanlış para veya maliye politikalarının sonucu olarak değil, ekonominin dünya sistemiyle kurduğu ilişkinin ve iç bölüşüm mekanizmalarının ürünü olarak tartıştı.

Bu yönüyle Kazgan, Türkiye ekonomisinin güncel verilerini yorumlamanın ötesinde, neden aynı tür kırılganlıkların farklı dönemlerde yeniden üretildiğini açıklamaya çalışan iktisatçılar arasında yer aldı.

İstanbul Üniversitesi’nden Bilgi Üniversitesi’ne

Kazgan, akademik yaşamının büyük bölümünü İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde geçirdi. 1994’te İstanbul Üniversitesi’nden emekli olduktan sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kuruluşuna katıldı ve üniversitenin kurucu rektörlüğünü üstlendi.

Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi Bölümü ve araştırma merkezlerinde görev aldı; 2010’da Emeritus Profesör unvanı verildi.

Kazgan, yalnızca makroekonomi ve iktisat tarihiyle sınırlı kalmadı. Bilgi Üniversitesi döneminde Kuştepe ve İstanbul’un genç nüfusu üzerine saha araştırmalarının yürütülmesinde de rol aldı."Kuştepe Araştırması", "Kuştepe Gençlik Araştırması" ve "İstanbul Kenti Gençlik Araştırması" ekonomik dönüşümün kent yoksulluğuna ve gençlerin gündelik yaşamındaki karşılıklarına ilişkin incelemeler arasında yer aldı.

2009’da yayımlanan Bir İktisatçının Tanıklıkları ise 1946’da İktisat Fakültesi’ne öğrenciliğinden başlayarak Türkiye’nin ve dünyanın yaklaşık altmış yıllık ekonomik ve siyasal dönüşümünü kişisel tanıklıklarıyla bir araya getirdi.

Kazgan’ın farklı dönemlerde yeni baskıları ve genişletilmiş biçimleri yayımlanan kitapları ve derleme çalışmalarından başlıcaları şöyle:

► Tarım ve kalkınma:Türkiye’de Tarımsal Gelişme 1948-1962; Tarım Ekonomisi ve İktisadi Gelişme; Tarım ve Gelişme.

► İktisat düşüncesi: İktisadi Düşünce/Politik İktisadın Evrimi; Liberalizmden Neoliberalizme: Neoliberalizmin Getirisi ve Götürüsü.

► Türkiye ekonomisi ve dışa açılma: Ortak Pazar ve Türkiye; 100 Soruda Ortak Pazar ve Türkiye; Ekonomide Dışa Açık Büyüme; Yeni Ekonomik Düzen’de Türkiye’nin Yeri; Küreselleşme ve Ulus-Devlet: Yeni Ekonomik Düzen; Tanzimat’tan 21. Yüzyıla Türkiye Ekonomisi: Birinci Küreselleşmeden İkinci Küreselleşmeye; Türkiye Ekonomisinde Krizler 1929-2009: Ekonomi Politik Açısından Bir İrdeleme.

► Toplum araştırmaları ve anılar: "Kuştepe Araştırması"; "Kuştepe Gençlik Araştırması"; İ"stanbul Kenti Gençlik Araştırması"; Bir İktisatçının Tanıklıkları.

Kazgan ayrıca gelir bölüşümü, tarım politikaları, kadınların çalışma yaşamı ve Türkiye-Rusya ilişkileri üzerine çok sayıda makale, araştırma ve derlemede yer aldı. Derlediği çalışmalar arasında Dünden Bugüne Türkiye ve Rusya: Politik, Ekonomik ve Kültürel İlişkiler ile Türkiye-Rusya İlişkilerinde İhtilaflı Konular ve Çözümleride bulunuyor.

Kazgan 1988’de Ekonomik Panorama okurlarınca kendi alanında yılın başarılı iktisatçısı seçildi; 1998’de “Aydınlanmanın Kadınları” ödülünü alan yedi bilim kadınından biri oldu. 2000’de “Yılın Akademisyeni” seçildi; Tanzimat’tan 21. Yüzyıla Türkiye Ekonomisi ile 2002 Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü’nü aldı. 2008’de Forum İstanbul’un Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü paylaştı.

Türkiye iktisat yazınında Kazgan’ın tuttuğu yer, yalnızca eserlerinin sayısıyla açıklanamaz. “Hocaların hocası”, ilk çalışmalarından son kitaplarına kadar aynı sorunun izini sürdü: Türkiye ekonomisi hangi iç dinamikler ve hangi dünya ekonomik düzeni içinde işliyor; büyümenin kazananları ve kaybedenleri kimler ve bu yapı neden dönem dönem kriz üretiyor?

Kazgan’ın çalışmaları, Türkiye ekonomisinin yaklaşık yetmiş yıllık dönüşümünün yalnızca tanıklığı değil; bu dönüşümü açıklama girişiminin önemli yapı taşları olarak kuşaklar boyunca içinde yaşadığımız toplumun hallerini anlamaya çalışanlara yol göstermeye devam edecek.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Bianet sayfasına gidin.

bianet.org · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü